İngilizcede Zamanlar

Etkileşimli Elektronik Kitap



Çok Esirgeyen ve Çok Bağışlayan Allah'ın adı ile...

In the name of Allah, the Most Gracious, the Most Merciful...

Önsöz

''Anlat bana, Ey İlham, o uzaklara ve yaygın çevrelere yolu düşenleri!''

Henüz liseli yılların başında, tozlu bir kütüphane rafından çekip aldığım kitabın ilk açılış cümlesiydi, hayatımın önemli bir dönemecinde geleceğime yön veren. Homer'in o ünlü Odesa'sı, o uzakları ve yaygın çevreleri, o uzaklara ve yaygın çevrelere yolu düşenleri öyle bir aklıma düşürmüştü ki hayatımın geri kalanını bir gezgin olarak sürdürme arzusu kaplamıştı yüreğimi... Ve bu arzuyu gerçekleştirmek için gerekli olan sadece bir dildi: İngilizce. Modern dünyanın ''Lingua Franca''sı sayesinde, henüz 14 yaşında, gençliğin kapılarını aralamış bir çocuk olarak fiziken olmasa bile ruhen, kimi zaman kadim çağlara, kimi zaman ise yakın tarihin en ucra köşelerine dahi uzanabileceğim gerçeğini farkedip Ankara'nın en fazla göç alan semtlerinden birinde, o zamanlar imkansız gibi görülse de, yabancı dil bölümünde eğitimimi sürdürme kararını, en ufacık bir tereddüt dahi yaşamadan, almıştım. Üç yılın sonunda, elimdeki imkanlarla yetinerek az çok geliştirdiğim İngilizce dilbilgisi ile üniversite sınavına girmiş ve hayatımda vermiş olduğum en doğru ve aynı şartlar altında kalsam yine gözü kapalı seçerdim dediğim kararlardan biri olan İngiliz Dilbilimi bölümünde eğitim görmeyi tercih etmiş ve ilgili bölüme yerleşmiştim. Bölümde geçirdiğim yıllar boyunca edindiğim dil farkındalığı sayesinde hem kendi kimliğimi yeniden inşa etmiş hem de olmak istediğim kişi olma şansına erişmiş ve bir ''gezgin'' olmuştum; kitaplarda okuduğum ve hayalini kurduğum şehirlerin hemen hemen hepsine adımımı atarak, dokunarak ve en önemlisi doyasıya yaşayarak...

İşte bu yüzden, ''Ana dilin olmayan bir dilin öğretilmesi için niye bu kadar çabalıyorsun?'' sorusuna, hala sayfalarca yanıt veriyor ve her defasında satır sonuna bir cümle daha ekliyorum. Dil farkındalığının hiç olmadığı bir ülkede, dil ile ilgili çalışmaların hor görüldüğü ve bırakın takdir görmesini, bu çalışmaların tanınmadığı bir toplumda, inatla ve azimle, belki 14 yaşında bir başka gencin kalbine de ben dokunurum ümidi ile hiçbir ücret talep etmeden ve bir karşılık beklemeden elimden geldiğince materyal hazırlıyor ve bunu geniş kitlelerle paylaşmaya çalışıyorum. Çünkü biliyorum ki bu toplumda, medeniyetin ve nice dilin ve kültürün beşiği olan bu topraklarda, modern dünyanın bilim dili olan ve çok geniş bir yelpazede kaynak sunan İngilizce ile, en başta kendini ve hayallerini gerçekleştirmek, sonrasında kendi milleti ve kültürünü elinden geldiğince tanıtıp, halihazırdaki önyargıları yıkabilmek, bilime ve de her geçen gün daha da gelişmekte olan teknolojiye ayak uydurabilmek isteyen nice birey, bu dili öğrenmeye çalışıyor ve belki de yolun başında pes ediyor.

Bu sorunun farkında olan bir Dilbilimci ve İngiliz dili eğitmeni olarak, özellikle yıllardır İngilizce öğrenmeye çalışan Türk öğrencilerin bir türlü aşamadığı, belki de yaşadığı en önemli problemlerden biri olan, Zamanlar konusuna, elimden geldiğince bir çözüm üretmeye çalışmaktayım. İlkokuldan üniversiteye kadar her sene yeniden öğretilmeye başlanan, ama öğretilemediği için bir sonraki sene en baştan başlanan bu konuyu bir kez ve son kez idrak etmenin, İngiliz dilini öğrenme sürecindeki tıkanıklığı ortadan kaldıracağına ve artık dilin diğer unsurlarına çok daha iyi odaklanabilme imkanı sağlayacağına inanıyorum. Bu yüzden, yine elimden geldiğince, bir dil bilenden ziyade dili bilmeyenin bakış açısından konuya yaklaşmaya çalıştığımı belirtmek ve aynı zamanda akademik bir yayından daha çok, bir nevi ders notlarının derlendiği ve okuyucuya kaynak sağlamak için hazırlanmış bir derlemi sunmaya çalıştığıma değinmek ister: Buna ilaven, İngilizce konusunda en iyi ve en doğru bilenin ben olduğu gibi bir bahse sahip olmadığımı, hatta içerikte hataların ve belki de bazı noktalarda yanlış bilginin olabileceğini, sadece kendi çapında bilgi birikimini aktarmaya çalışan bir birey olduğumu da mütevazi bir şekilde okuyucularla paylaşmak isterim.

Tüm bunlara ek olarak, doğaya ve yaşadığı topraklara aşık bir bireye yakışan bir tavırla, çok daha yeşil bir Türkiye için, bu içerikten sağlayacağım tüm geliri okuyucularla birlikte TEMA vakfına bağışladığımı ve her daim bağışlayacağımı, emeğimi takdir etmek isteyen okuyucularımın da kendileri ve sevdikleri adına fidan bağışlamalarını tavsiye ettiğimi, eğer bu içeriğin bir fiyat etiketi değeri varsa, bu değeri de okuyucunun kendisine bırakarak fidan bağışı ile karşılanabileceğini belirtmek ve ilgili okuyucuları buraya tıklayarak fidan bağışına davet etmek istiyorum.

14 yaşındaki halime, hayallerimi gerçekleştirmemde bana her daim destek olan biricik aileme, sevdiklerime ve sevenlerime ithafen...

Muhammet Turan

Nisan, 2017



Başlarken

Bu etkileşimli elektronik kitap, geleneksel bir kitaptan farklı olarak, okuduğunuz örnekleri seslendirebileceğiniz, bilmediğiniz kelimelerin anlamlarına ulaşabileceğiniz bir sistem üzerine kuruludur. Bu sayede bu elektronik kitabı kullanırken ihtiyaç duyabileceğiniz pek çok unsura, farklı bir kaynağa yönelmeden, tek bir platform üzerinden ulaşabilirsiniz. İsterseniz içeriğe geçmeden önce, bu sistemi nasıl kullanabileceğinize bir göz atalım:

Seslendirme: Verilen örneklerin hemen altında yer alan butonu ile örnekleri seslendirebilir, kelimelerin telaffuzunu da aynı anda çalışabilirsiniz.

Sözlük: Bu kitapta yer alan tüm İngilizce sözcüklerin üzerine çift tıklayarak ya da kelimeyi seçerek, Cambridge internet-tabanlı sözlüğünde, Türkçe açıklamalı olarak, ilgili kelimenin anlamına ve genellikle kullanıldığı bağlamlara ulaşabilirsiniz. Aynı zamanda sol tarafta yer alan ''İçindekiler'' bölümünün alt kısmında bulunan sözlük alanını da kullanabilirsiniz. (Bu özelliği kullanabilmeniz için, internet tarayıcınızda pop-up görüntülenmelerine izin vermeniz gerekebilir.)



Bir işi, hareketi, duygu ve düşünceyi aktarmak için en az bir çekimlenmiş fiil ile oluşturulan cümlede, herhangi bir oluşa veyahut eyleme anlam bütünlüğü açısından yardım eden tüm ögelerin, Türkçede olduğu gibi İngilizcede de, sözcük diziminde doğru sıralanışı, anlamlı ve kurallı cümleler oluşturulmasına izin vermektedir. Cümlenin ögelerini iyi idrak etmek, sadece ana dilin kullanımına değil aynı zamanda İngilizce gibi diğer yabancı dillerin öğrenilmesine de büyük katkı sağlayabilmektedir. Bu anlamda, zaman kiplerinden evvel cümlenin ögelerini ele almak, daha sonraki konuların dilbilgisi açısından çok daha iyi anlaşılabilmesi için iyi bir temel oluşturacaktır.



1.1 Sözcük Dizimi

Hiçbir dilde bir cümle oluşturmak için kullanılan kelimelerin sıralanışı konuşmacıya bağlı değildir. İlgili dilin sözdizim (sentaks) kurallarına göre konuşmacı, cümlenin ögelerini belli bir dizilişte kullanarak, cümle kurar. Örnek vermek gerekirse, Türkçede genellikle bir cümle özne ile başlar, nesne ile devam eder ve fiil ile tamamlanır. Ancak bu sözcük dizilişi katı bir kurala sabit değildir. Türkçe sözdizimindeki esneklik çoğu zaman konuşmacının bir cümleye eylem veyahut nesne ile başlamasına da izin verebilir.

Her ne kadar kurallı bir Türkçe cümlenin söz dizimi Özne + Nesne + Fiil iskeletine sahip olsa da, bu ögelerin yeri sabit olmayabilir. Aşağıdaki örnekleri ele aldığımızda, sözcük dizilimindeki esnekliğin konuşmacının dildeki tutumunu sergilemesine rahatlıkla izin verdiğini görebiliriz.

Örnek 1:

Ben okula giderim.
Özne Nesne Fiil

Örnek 2:

Okula giderim.
Nesne Fiil

Örnek 3:

Giderim okula.
Fiil Nesne

Örnek 4:

Okula ben giderim.
Nesne Özne Fiil

Örnek 5:

Giderim ben okula.
Fiil Özne Nesne

Yukarıda verilen beş örnekte görüldüğü üzere, hiçbir ögenin dizilişteki yeri sabit olmamakla birlikte, bu durum her dilde aynı değildir. İngilizcedeki sözcük dizilişi Türkçeden farklı olduğu gibi aynı esnekliğe de sahip denilemez. İngiliz dilindeki her cümle bir özne ile başlar, fiil ile devam eder ve nesne ile tamamlanır.

I learn English.
Ben öğrenirim İngilizce.
Özne Fiil Nesne

İngilizcede bir cümlenin özne ile başlaması oldukça önemlidir. Çünkü Türkçeden farklı olarak, İngiliz dilinde eylem özneye atıfta bulunmaz. Türkçedeki 'Öğrenirim' fiiline eklenmiş olan -m takısı özne hakkında bilgi vermesinden dolayı, konuşmacı özne kullanmayabilir. Lakin, İngilizcedeki aynı fiil olan 'Learn' özneye ait bir takıya sahip olmadığı için aynı atıfta bulunamaz. Bu yüzden İngilizcedeki her cümle mutlaka bir özne ile başlamak zorundadır.

İngiliz dili eğitiminde genellikle formülize edilmiş şu cümle iskeleti kullanılır:

Subject Verb Object
(S) (V) (O)
Özne Fiil Nesne


1.2 Özne

Türkçede fâil olarak da bilinen Özne bir cümlede fiili (eylemi) yerine getiren ögedir. İngilizcede bu öge Subject olarak geçmektedir. Bir özne 'Ali, Ayşe' gibi özel isimler olabileceği gibi, bir dilde kişi adları yerine kullanılabilen şahıs zamirleri de olabilir. Türkçede altı adet şahıs zamiri bulunurken İngilizcede bu sayı sekize çıkmaktadır. Öncelikle Türkçede, daha sonra İngilizcede yer alan şahıs zamirlerine göz atalım:

Türkçede Şahıs Zamirleri

Ben Sen O Biz Siz Onlar
Birinci tekil şahıs İkinci tekil şahıs Üçüncü tekil şahıs Birinci çoğul şahıs İkinci çoğul şahıs Üçüncü çoğul şahıs

İngilizcede Şahıs Zamirleri

I You He/She/It We You They
Birinci tekil şahıs İkinci tekil şahıs Üçüncü tekil şahıs Birinci çoğul şahıs İkinci çoğul şahıs Üçüncü çoğul şahıs

Türkçe ve İngilizcedeki şahıs zamirleri öncelikle üçüncü tekil şahısta farklılık göstermektedir. Türkçedeki 'O' zamiri, İngilizcede üç farklı biçimde kullanılır: He, She ve It. Temel olarak 'He' zamiri erkekler, 'She' zamiri kadınlar ve 'It' zamiri hayvanlar ve cansız varlıklar için kullanılmaktadır. Aynı zamanda, Türkçedeki ikinci tekil ve çoğul şahıs zamirleri olan 'Sen' ve 'Siz', İngilizcede tek bir biçimde, 'You' zamiri ile gösterilmektedir.

Şahıs zamirleri bir dildeki sözcük diziliminde 'Özne' konumunda yer alır. Türkçede şahıs zamirlerinden sonra bir nesne ya da eylem gelebilirken, İngilizcede şahıs zamirlerinden sonra mutlaka bir fiil gelmektedir. Aşağıdaki cümle iskeletinde şahıs zamirlerinin cümledeki konumlarını görebilirsiniz.

Subject Verb Object
I, You, He/She/It, We, You, They

Bir özne mutlaka şahıs zamirleri ile kullanılmak zorunda değildir. Eylemi yerine getiren herhangi bir özel isim de öznedir ve sözcük dizilişinde şahıs zamirleri ile aynı konumda yer alır:

Subject Verb Object
Ali, Ayşe, John, Jane vb...

Şahıs zamirleri ya da özel isimlerin dışında, nesne konumunda kullanılan herhangi bir isim, sıfat ya da sıfat tamlaması ile edat cümleciği de özne konumunda kullanılabilir. Bu konuları Nesne Türleri bölümünde bulabilirsiniz.




1.3 Fiil

Fiil ya da eylem, öznenin yaptığı işi, hareketi veyahut oluşu zamana bağlı olarak anlatan sözcüklerdir. Türkçedeki fiiller aldıkları eklerle şahısa bağlı iken İngilizcedeki fiiller şahısa bağlı değildir. İngilizcedeki fiiller genel olarak dört bölümden oluşur:

Yalın Hali İkinci Hali Üçüncü Hali -ing Hali
(Base Form) (Past Tense) (Past Participle) (-ing Form)
work

worked

worked

working

go

went

gone

going

İngilizcede fiiller ikinci ve üçüncü halleri için düzenli (regular) ve düzensiz (irregular) olarak bir mantıksal düzene bağlı kalmadan ikiye ayrılırlar. Düzenli fiiller için fiillerin yalın haline -ed takısı eklenir (work-worked). Düzensizler ise yalın hallerinden bağımsız olarak farklı biçimlere dönüşür (go-went-gone).

Yukarıdaki dört bölümün dışında, fiillerin sonuna bazı zamanlarda belli özneler için takılar getirilebilir. Bunlardan en önemlisi geniş zamanda He, She ve It özneleri için fiillerin sonuna getirilen -s takısıdır ve bu takı fiillerin son harflerine göre kendi içinde -es ve -ies olarak da ayrılabilir. Ancak bu fiilin hallerinden biri değildir ve sadece geniş zamanda geçerlidir. Aynı zamanda düzenli fiiller de son harflerine göre biçim değiştirerek -d ya da -ied olabilir. Bu değişimler detaylı olarak ''Zaman Kipleri'' bölümünde ele alınmaktadır.

İngilizcede fiiller sözcük dizilişinde özneden hemen sonra gelir. Aşağıdaki cümle iskeletinde fiilin cümledeki konumunu görebilirsiniz.

Subject Verb Object
Go/Went/Gone/Going


1.3.1 Yardımcı Fiiller

İngilizcede bazen ana fiilin anlamını genişletmek adına bazı yardımcı fiiller kullanılmaktadır. Bu yardımcı fiiller cümlenin zamanı hakkında da önemli ipuçları verir. Bu fiillerin bazıları kendi içinde farklı biçimlere de dönüşebilmektedir.

''to be (olmak)'', ''to have (sahip olmak)'' ve ''to do (yapmak)'', yardımcı fiillerin öncülerindendir ve pek çok zamanda kullanılmaktadır. Bu fiillerin işlevlerini aşağıda bulabilirsiniz.

Yardımcı Fiil İşlevi
Be (am/is/are/was/were/been) Süregelen (Continuous) zamanlarda ve Edilgen (Passive) yapılarda kullanılır.
Have (has/had) Perfect zamanlarda (Perfect Tenses) kullanılır.
Do (does/did) Geniş (Present) ve Geçmiş (Past) zamanlarda kullanılır.

Yardımcı Fiilin (Helping Verb) sözcük dizilişindeki yerleri, Özne (Subject) ve Ana Fiil (Main Verb) arasındadır.

Subject Helping Verb Main Verb Object
(Özne) (Yardımcı Fiil) (Ana Fiil) (Nesne)

Olumlu (Affirmative) bir cümlenin soru (Interrogative) biçiminde yardımcı fiil sözcük dizilişinde özneden önce gelmektedir. Olumsuz (Negative) cümlelerde ise yardımcı fiil 'not' olumsuz eki ile bağlanır ve dizilişte yine özneden sonra gelmektedir.

Olumlu (Affirmative) Cümle Biçimi:

S HV MV O
(Özne) (Yardımcı Fiil) (Ana Fiil) (Nesne)

Olumsuz (Negative) Cümle Biçimi:

S HV -NOT MV O
(Özne) (Yardımcı Fiil) (Olumsuzluk Eki) (Ana Fiil) (Nesne)

Soru (Interrogative) Biçimi:

HV S MV 0 ?
(Yardımcı Fiil) (Özne) (Ana Fiil) (Nesne) (?)

Bir cümlede yardımcı fiil varsa, ana fiil yalın haliyle (V1), üçüncü haliyle (V3) ya da -ing (Ving) takısı ile birlikte kullanılır. Yardımcı fiil 'Be' (Olmak) fiilinin biçimlerinden (am/is/are/was/were/been) ise, ana fiil -ing takısı alır. Eğer yardımcı fiil 'Have' (Sahip olmak) fiilinin biçimleri ise (has/had), ana fiil bu kez üçüncü haliyle kullanılır. Diğer yardımcı fiillerden sonra ise ana fiil yalın haliyle cümledeki yerini alır.



1.4 Nesne

Nesne (Object), bir cümlede yapılan eylem veyahut işten etkilenen ögedir. İngilizcede nesneler dolaysız (direct) ve dolaylı (indirect) olarak ayrılmaktadır. Cümledeki eylemden doğrudan etkilenen ya da konu olan nesne, dolaysız nesnedir. Dolaylı nesne ise bir cümlede birden fazla nesne kullanıldığı zaman ortaya çıkmaktadır. Aşağıdaki tablolarda her iki nesne türünün İngilizcede kullanım şeklini görebilirsiniz.

Dolaysız Nesne:

Subject Verb Direct Object
(Özne) (Fiil) (Dolaysız Nesne)
I play the piano.
(Ben) (çalarım) (piyano)

Dolaylı Nesne:

Subject Verb Indirect Object Direct Object
(Özne) (Fiil) (Dolaylı Nesne) (Dolaysız Nesne)
I lend you some money.
(Ben) (ödünç veririm) (sana) (biraz para)

Sözcük dizilişinde tüm nesneler her zaman ana fiilden sonra gelir. Eğer cümlede iki nesne varsa, dolaysız nesne ana fiilden sonra, dolaylı nesne ise dolaysız nesneden hemen sonra dizilişteki yerlerini alır.

Nesne Biçimleri Sözcük Dizimi
Dolaysız Nesne (Direct Object) S (Özne) + V (Fiil) + DO (Dolaysız Nesne)
Dolaylı Nesne (Indirect Object) S (Özne) + V (Fiil) + IO (Dolaylı Nesne) + DO (Dolaysız Nesne)


1.4.1 Nesne Türleri

Basit bir cümlede nesne isim, sıfat ve kimi zaman edat cümleciği olarak kullanılabilir. Hatta çoğu zaman bir cümlede nesne kullanımına gerek de duyulmayabilir. Ancak bir cümledeki ögenin nesne olup olmadığını ayırt edebilmek için, nesne türlerine vakıf olmak gereklidir.



1.4.1.1 İsim

Özel - genel, canlı- cansız veya somut - soyut kavramları ve varlıkları ifade etmek için kullandığımız ''isim'' ya da diğer ismi ile ''ad'', bir cümlede nesne olarak, özel isimler haricinde, tekil ya da çoğul haliyle karşımıza çıkabilmektedir. Bu noktada bir ismin nasıl tekil veya çoğul yapıldığını bilmek, isimlerin ayırt edilmesinde önemli rol oynar.



1.4.1.1.1 Tekil İsim

İngilizcede bir ismi tekil yapmak için, ismin önüne ''bir'' anlamına gelen ''a'' ya da ''an'' getirilir. Her ne kadar aynı anlama sahip olsalar da, ''a'' ve ''an'', bir ismin telaffuz edilme şekline göre kullanılmaktadır. İngilizce yazıldığı gibi okunan bir dil olmadığından, hatta çoğu zaman yazılan bazı harflerin farklı okunması veyahut hiç okunmaması gibi durumlardan dolayı, bir kelimenin nasıl yazıldığından daha çok nasıl seslendirildiği önem arz etmektedir.

Aşağıdaki tabloda ''a'' ve ''an''in kullanım şekillerini inceleyebilirsiniz.

''a'' tekil ifadesinin kullanım yerleri ''an'' tekil ifadesinin kullanım yerleri
Eğer bir kelimenin ilk harfi sessiz telaffuz ediliyorsa, başına ''a'' tekil ifadesi eklenir. Örneğin:

a student



a university

Eğer bir kelimenin ilk harfi sesli telaffuz ediliyorsa, başına ''an'' tekil ifadesi eklenir. Örneğin:

an apple



an hour

İngilizcede ''a, e, i, o, u'' sesli harflerinin dışındaki tüm harfler sessiz harf olup, bazı zamanlarda sesli harflerin okunuşu yanındaki harfe göre sessiz olarak çıkabilmektedir. Bu durumda, bir kelimenin nasıl yazıldığından daha ziyade, nasıl seslendirildiği bir kez daha önemini vurgular.



1.4.1.1.2 Çoğul İsim

İngilizcede çoğul isimler ''düzenli (regular)'' ve ''düzensiz (irregular)'' olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Düzenli çoğul isimler, bir ismin sonuna ''-s'' çoğul eki getirilerek yapılırken, düzensizler bir ek almadan, genelde yeni bir biçime dönüşerek yapılmaktadır.



1.4.1.1.2.1 Düzenli Çoğul İsimler

Düzenli çoğul isimler, bir ismin sonuna ''-s'' çoğul eki getirilerek elde edilir. Ancak isimlerin son harf kombinasyonlarına göre, ''-s'' çoğul takısı, ''-es'' ve ''-ies'' hallerine dönüşebilir. Aşağıdaki tabloda bu eklerin dönüşüm kurallarını ve örnek cümlelerini bulabilirsiniz.

''-es'' takısı alan isimler ''-ies'' takısı alan isimler
-ch ile biten isimler: watch = watches

-sh ile biten isimler: bush = bushes

-x ile biten isimler: box = boxes

-o ile biten isimler: hero = heroes
consonant (sessiz) + y ile biten isimler: baby = babies

(Eğer bir isim -y ile bitiyorsa ve -y'den önceki harf sessiz ise, -y düşer ve yerine -ies eki gelir. Lakin -y'den önce bir sesli harf (vowel) varsa, ismin sonuna sadece -s takısı gelir. Örneğin: tray = trays)

Yukarıdaki kurallara ve düzensiz isim grubuna uymayan isimleri çoğul yaparken ''-s'' takısı kullanılmaktadır.



1.4.1.1.2.2 Düzensiz Çoğul İsimler

Düzensiz çoğul isimler bazen tamamen biçim değiştirirken, bazen son harflerinde değişiklik görmekte, kimi zaman da ne bir ek almakta ne de biçim değiştirmektedir. Örneğin:

1) Latince kökenli isimlerin çoğul halleri genelde biçim değiştirir. Örneğin:

Tekil Hali Çoğul Hali
Datum

Data

Stimulus

Stimuli

Syllabus

Syllabi

Bacterium

Bacteria

2) Bazı isimler sesli harfleri ise, çoğul yapıldıklarında farklı bir sesli harfe dönüşebilmektedir. Örneğin:

Tekil Hali Çoğul Hali
Foot

Feet

Goose

Geese

Man

Men

Woman

Women

Mouse

Mice

Tooth

Teeth

3) Son harfi ''-f'' ya da ''-fe'' sessiz-sesli harf kombinasyonu ile biten bazı isimler ise, çoğul yapıldıklarında ''-f'' ya da ''-fe'' harfleri kaldırılarak, yerlerine ''-ves'' çoğul eki getirilmektedir. Örneğin:

Tekil Hali Çoğul Hali
Half

Halves

Knife

Knives

Leaf

Leaves

Life

Lives

Self

Selves

Shelf

Shelves

Thief

Thieves

Wife

Wives

Wolf

Wolves

4) Sonu ''-is'' ile biten bazı isimler ise çoğul yapıldıklarında ''-is'' eki yerine ''-es'' çoğul eki ile kullanılmaktadırlar. Örneğin:

Tekil Hali Çoğul Hali
Analysis

Analyses

Basis

Bases

Diagnosis

Diagnoses

Emphasis

Emphases

Paranthesis

Parantheses

Thesis

Theses

5) Sonu ''-ix'' ile biten isimlerde ise, çoğul yapılırken ''-ix'' eki, ''-ices'' çoğul eki ile yer değiştirir. Örneğin:

Tekil Hali Çoğul Hali
Appendix

Appendices

Index

Indices

6) Bazı isimler ise çoğul yapılırken ek almaz ya da değişime uğramazlar. Örneğin:

Tekil Hali Çoğul Hali
Deer

Deer

Fish

Fish

Sheep

Sheep

Species

Species

Means

Means

7) Bazı isimler ise çoğul yapıldıklarında biçim değiştirerek yeni bir kelimeye dönüşebilmektedir. Örneğin:

Tekil Hali Çoğul Hali
Person

People

Child

Children



1.4.1.2 Sıfat

Bir ismi nitelemek için kullandığımız sıfat, Türkçede olduğu gibi İngilizcede de ismin önüne gelmektedir. Sıfatlar bir isimle tamlama olarak kullanıldığı gibi kendi başlarına da kullanılabilirler. Bu tür durumlarda, eğer kendi başına kullanılırsa başına ya da sonuna tekillik veya çoğulluk belirten ifadeler almazlar. Ancak bir cümlede isimlerle tamlama olarak yer aldıklarında tekillik ve çoğulluk ifadeleri ile birlikte kullanılabilirler. Örneğin:

Sıfat Sıfat + İsim
She is beautiful.

She is a beautiful girl.

They are smart.

They are smart kids.

Sıfatlar aynı zamanda bir isimdir. Örneğin, ''red (kırmızı)'' tek başına bir isim iken, bir başka isimle birlikte kullanıldığında diğer ismi niteleyebilir: ''red pencil (kırmızı kalem)''. Fakat sıfatlar her zaman isimlerden türemeyebilir. Aynı zamanda fiiller, sonlarına eklenen bazı eklerle sıfatlaştırılabilmektedirler. İngilizcede bu ekler ''-ed'' ve ''-ing'' ekleridir. Aşağıdaki tabloda bir fiilin nasıl sıfatlaştırıldığını görebilirsiniz.

Fiil ''-ed'' eki aldığında ''-ing'' eki aldığında
Amuse



Eğlendirmek
Amused



Eğlenmiş
Amusing



Eğlendirici
Interest



İlgilendirmek
Interested



İlgili
Interesting



İlginç


1.4.1.3 Edat Cümleciği

Bir isim ya da sıfat tamlaması bazen bir edat ile birlikte kullanılabilmektedir. Örnek vermek gerekirse, ''green valley (yeşil vadi)'' bir sıfat tamlamasıdır. Ancak bir olayın ya da durumun ''yeşil vadide'' olduğu belirtilmek istenildiğinde, bu sıfat tamlamasının başına bulunma edatı eklenmelidir: ''in green valley''.

Ancak edatlar, yer ve zaman bildiren edatlar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Hatta pek çok edat aynı anda zaman ve yer bildirebilir. İngilizcede edatlar konusu, tabir-i caizse, kazdıkça daha da derinleşen bir alan olduğu için, aşağıda bu edatlardan yalnızca en sık kullanılanlara basit bir şekilde, akla ilk gelen anlamları ile yer verilmiştir.



1.4.1.3.1 Yer Bildiren Edatlar

Edat Edat Cümleciği
In



-de, -da

Sınırları belirli geniş ya da dar bir alanın içini

belirtmek için kullanılır. Bu bir eşya olabileceği gibi,

coğrafi bir konum da olabilir.
in Ankara



Ankara'da

in a box



bir kutuda
On



-de, -da

Herhangi bir nesne üzerinde temas ederek

bulunmayı belirtmek için kullanılır.
on the table



masada

on the bus



otobüste
At



-de, -da

Geniş bir alanın içini belirtmek için kullanılır.

Her ne kadar ''in'' edatı ile aynı özelliği taşısa da,

genelde ''in'' edatı kadar spesifik bir alanı tanımlamaz.
at the campus



kampüste

at the university



üniversitede
Over



-de, -da

Herhangi bir nesne üzerinde temas etmeden

bulunmayı belirtmek için kullanılır.
The lamp is over the table.



Lamba masanın üstündedir.
To



-e, -a

Yönelme durumunu belirtmek için kullanılır.
to London



Londra'ya

to Jack



Jack'e
From



-den, -dan

Bir kişi, eşya veya coğrafi bir konumdan

etkilenmesini belirtmek ve bir durumun nerede başladığını

göstermek için kullanılır.
from Ankara



Ankara'dan

from you



senden
With



ile

Bir kişi, kavram veya eşya ile birlikte

ya da aracılığıyla olma durumunu belirtmek için kullanılır.
with you



seninle

with love



aşkla
About



hakkında

Bir kişi, kavram ya da eşya hakkında

bilgilendirme amacı ile kullanılır.
about Turkish



Türkçe hakkında

about us



hakkımızda


1.4.1.3.2 Zaman Bildiren Edatlar

Edat Edat Cümleciği
In



-de, -da

Haftalarda, aylarda, mevsimlerde, yıllarda

ve günün belli bir dönemlerini belirtmek için kullanılır.
in May



Mayısta

in winter



kışta

in 1992



1992 yılında
On



-de, -da

Günlerde ve tam tarihlerde kullanılır.

Amerikan İngilizcesinde ise haftasonları

için de kullanılmaktadır.
on Friday



Cuma günü

on 3 May 1992



3 Mayıs 1992'de

on the weekend



haftasonunda
At



-de, -da

Saatlerde ve haftasonlarında kullanıldığı gibi,

''Christmas'' gibi belli bir dönemi içeren tatiller

için de kullanılabilir. Günün gece yarısından

şafak vaktine kadar olan kısmı için de

bu edat kullanılmaktadır.
at 9 o'clock



saat dokuzda

at the weekend



haftasonunda

at night



geceleyin


2. Zaman Kipleri

İngiliz dili, zaman kipleri konusunda, oldukça zengin bir dildir. Üç ana zamanla (Geniş, Geçmiş ve Gelecek) birlikte on iki adet zaman kipiyle cümle oluşturulabilir. Aşağıdaki tabloda tüm bu zaman kiplerini örnek cümleleriyle bulabilirsiniz.

Past (Geçmiş) Present (Geniş) Future (Gelecek)
Simple (Basit) I ate pizza yesterday.



(S + V2 + O)

Dün pizza yedim.
I eat pizza every day.



(S + V1 + O)

Her gün pizza yerim.
I will eat pizza tomorrow.



(S + will + V1 + O)

Yarın pizza yiyeceğim.

I am going to eat pizza tomorrow.



(S + am/is/are going to + V1 + O)

Yarın pizza yiyeceğim.
Continuous (Süregelen) I was eating pizza when you came.



(S + was/were + Ving + O)

Sen geldiğinde, pizza yiyordum.
I am eating pizza right now.



(S + am/is/are + Ving + O)

Şuan pizza yiyorum.
I will be eating pizza when you come.



(S + will be + Ving + O)

Sen geldiğinde, pizza yiyor olacağım.
Basit Perfect (*) I had eaten all of the pizza before you came.



(S + had + V3 + O)

Sen gelmeden önce, pizzanın hepsini yemiştim.
I have eaten all of the pizza.



(S + have/has + V3 + O)

Pizzanın hepsini yedim.
I will have eaten all of the pizza by the time you come.



(S + will have + V3 + O)

Sen gelene kadar, pizzanın hepsini yemiş olacağım.
Süregelen Perfect (**) I had been eating all of the pizza for two hours when you came.



(S + had been + Ving + O)

Sen geldiğinde, iki saattir pizzanın hepsini yiyordum.
I have been eating all of the pizza for two hours.



(S + have/has been + Ving + O)

İki saattir pizzanın hepsini yiyorum.
I will have been eating all of the pizza for two hours when you come.



(S + will have been + Ving + O)

Sen geldiğinde, pizzanın hepsini iki saattir yiyor olmuş olacağım.

* Türkçede bu zaman kipinin tam karşılığı bulunmamaktadır.

** Türkçede bu zaman kipinin tam karşılığı bulunmamaktadır.



2.1 Basit Zamanlar (Simple Tenses)

İngilizcede basit zamanlar üç ana zaman kipini kapsar: Geniş Zaman, Geçmiş Zaman ve Gelecek Zaman. Sırasıyla bu üç zaman kipini inceleyelim:



2.1.1 Geniş Zaman (Simple Present)

Bir eylem veyahut durumla ilişkilendirilen geniş zaman kipi, belirtilen iş, oluş ya da edimin her zaman yapıldığını, her zaman yapılacağını veya her zaman yapılmakta olduğunu belirtir. İngilizcede bu zaman kipi durum ve iş, hareket bildiren fiiller için ayrı ayrı çekimlenmektedir. Bu anlamda, ele alınması gereken ilk konu ''Olmak (to be)'' fiilinin geniş zamandaki halleridir.



2.1.1.1 Olmak (to be) Fiili

''Olmak (to be)'' fiili, Türkçede olduğu gibi İngilizcede de bir oluşu veya durumu belirtmektedir. Örneğin, bir kişi, hayvan ya da eşyanın sıfatlarından bahsederken, veyahut bir durumu açıklarken bu fiil kullanılır. Ancak, ''to be'' fiili geniş zamanda yalın hali ile değil, bu zamana has ve özneden özneye değişen halleri ile kullanılmaktadır. Bu fiilin geniş zamandaki halleri ve birlikte kullanıldığı özneleri aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz.

Geniş Zaman Hali Birlikte Kullanıldığı Özne
Am

I
Is

He/She/It
Are

You, We, They

''to be'' fiilinin geniş zamandaki cümle yapısı ise aşağıdaki gibidir:

1. Öge 2. Öge 3. Öge
Subject am/is/are Object

Söz dizimde ''to be'' fiilin hallerinin yer değiştirmesi, cümle yapısında köklü değişikliklere yol açabilir. Bu manada, olumlu-olumsuz cümle ve soru yapılarını da dikkatlice incelemek gerekiyor:

Özne Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I I am Turkish.

I am not Turkish.

Am I Turkish?

You You are Turkish.

You are not Turkish.

Are you Turkish?

He/She/It He/She/It is Turkish.

He/She/It is not Turkish.

Is He/She/It Turkish?

We We are Turkish.

We are not Turkish.

Are we Turkish?

They They are Turkish.

They are not Turkish.

Are they Turkish?

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere, olumlu cümle yapısı için özneden sonra ''to be'' fiilinin özne için uygun hali getirilmekte ve nesne ile cümle tamamlanmakta. Olumsuz yapı için, ''to be'' fiilinin hallerinden hemen sonra olumsuzluk eki olan ''not'' getirilmekte. Soru için ise, söz dizimde sadece özne ve ''to be'' yer değiştirmekte.

Basit ama önemli birkaç kural:

- ''to be'' fiili, üç farklı kalıpta kullanılabilir: bir isimle (noun), bir sıfatla (adjective) ya da bir edatla (preposition):

be + noun be + adjective be + prepositional phrase
I am a teacher.

She is beautiful.

We are from Turkey.

Ben bir öğretmenim. O güzeldir. Biz Türkiyedeniz.

- Olumsuzluk eki olan ''not'', çoğu zaman isn't, aren't gibi kısaltılarak kullanılmaktadır. Lakin, ''am not'' için bir kısaltma söz konusu değildir.

- ''am/is/are'', olumlu cümlelerde özne ya da şahıs zamirleri ile çoğu zaman kısaltılarak da kullanılabilir. Bu durumda am = 'm, is = 's ve are = 're olarak kısaltılabilir.

- ''to be'' fiilini geniş zamanda çekimlerken, öznenin tekil ya da çoğul olup olmadığına dikkat edilmelidir. Örneğin, I tek başına ''am'' ile kullanılırken, I and you gibi çoğulluk gösteren bir özne ''are'' ile kullanılmaktadır. Ayrıca, topluluk belirten isimler İngilizcede tekil olarak ele alındığından, family (aile), team (takım) ve group (grup) gibi isimler de ''are'' yerine ''is'' ile kullanılılır.



2.1.1.2 İş-Hareket Bildiren Fiiller

İş-hareket bildiren fiiller geniş zamanda yalın haliyle çekimlenir. Ancak üçüncü tekil şahıs zamiri, istisnai olarak, fiillerin sonuna ''-s'' takısının eklenmesiyle birlikte kullanılır.

Özne Fiil Nesne
I, You, We, They V1 O
He/She/It Vs O

Üçüncü şahıs zamiri ile birlikte kullanılan ''-s'' takısı, fiillerin son harfi ya da son iki harfine göre ''-es'' veya ''-ies'' biçimine dönüşür. Bu dönüşümlerin birlikte kullanıldığı harf kombinasyonlarını ve örneklerini aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz:

''-es'' takısı alan fiiller ''-ies'' takısı alan fiiller
-ch ile biten fiiller: watches

-ss ile biten fiiller: passes

-sh ile biten fiiller: washes

-x ile biten fiiller: fixes

-o ile biten fiiller: goes
consonant (sessiz) + y ile biten fiiller: studies

(Eğer bir fiil -y ile bitiyorsa ve -y'den önceki harf sessiz ise, -y düşer ve yerine -ies eki gelir. Lakin -y'den önce bir sesli harf (vowel) varsa, fiilin sonuna sadece -s takısı gelir. Örneğin: plays)

Geniş zamanda fiil çekimleri esnasında yukarıdaki fiillerin dışında ''-s'' takısı almayan iki düzensiz fiil bulunmakta: ''to be (olmak)'' ve ''to have (sahip olmak)''. Olmak fiilinin öznelere göre ''am/is/are'' biçimlerini aldığını görmüştük. Sahip olmak fiili ise öznelere göre ikiye ayrılmaktadır: ''have'' ve ''has''. Aşağıdaki tabloda bu fiilin öznelere göre kullanım şeklini bulabilirsiniz:

Have Has
I

You

We

They
He

She

It

Cümle Yapıları:

İş-hareket bildiren fiillerin olumlu cümle yapısında, fiilin yalın hali kullanılırken, olumsuz yapı ve soru biçiminde yardımcı fiil olan ''do'' devreye girer. Bu fiil öznelere göre ''do'' ya da ''does'' olarak çekimlenir. Özne ''I, You, We, They'' öznelerinden biri ise ''do'', ''He/She/It'' öznelerinden biri ise ''does'' kullanılır. Özne birden fazla ise, bu kez yine ''do'' kullanılmaktadır. Üçüncü şahıs zamiri ile kullanılan olumsuz cümledeki ya da soru yapısındaki fiilin, normal şartlarda olumlu cümlede sonuna eklenen ''-s'' takısı ve biçimleri de kaldırılır. Çünkü ''-s'' takısı yardımcı fiil olan ''does'' ile birlikte kullanıldığı için, ikinci kez kullanılmasına gerek yoktur. Akılda kalması adına, fiile eklenen ''-s'' takısının sadece olumlu cümle yapısında kullanıldığı söylenebilir.

Aşağıdaki tabloda yardımcı fiillerin söz dizimdeki yerlerini görebilirsiniz:

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I, You, We, They + V1 + O I, You, We, They + do not + V1 + O Do + I, You, We, They + V1 + O?
He/She/It + Vs + O He/She/It + does not + V1 + O Does + He/She/It + V1 + O?

Tabloda görüldüğü üzere, olumlu cümle yapısında öznelerden sonra, özneye göre fiilin yalın ya da ''-s'' takısı ile kullanılan biçimi gelmektedir. Olumsuz cümle yapısında özne ile fiil arasına yardımcı fiil ve ''-not'' olumsuzluk eki gelirken, soru yapısında ise yardımcı fiiller öznelerin başına gelmektedir. Hem olumsuz hem de soru yapılarında fiiller, özne farkı olmaksızın, yalın (v1) hali ile kullanılmaktadır. Aynı zamanda, yardımcı fiillerin olumsuz halleri ''don't'' ve ''doesn't'' olarak kısaltılabilmektedir.

Zaman kiplerinde soru yapıları sadece ''Yes (Evet) or (ya da) No (Hayır)'' soruları olarak bilinen ve yardımcı fiilin özne önüne cümle başına getirilmesiyle yapılan soru tipinden oluşmayabilir. Cümlenin ögelerini belirlememizde yardımcı olan diğer soru kelimeleri ile de zaman kiplerinde soru yapıları oluşturulabilmektedir. Bu tür soru tiplerinde, soru kelimesi cümlenin en başında, yardımcı fiil hemen ardında ve beraberinde de özne ve ana fiil yer almaktadır. Aşağıdaki tabloda bu soru tiplerini ve cümledeki dizilişlerini görebilirsiniz.

Soru kelimesi İş-hareket bildiren fiiller ile kullanılan sorulardaki yapısı Olmak (to be) fiili ile kullanılan sorulardaki yapısı
What What + do/does + S + V1 + O + ? What + am/is/are + S + ?
Which Which + Noun + do/does + S + V1 + 0 + ? Which + Noun + am/is/are + S + ?
Who Who + V1/Vs + O + ? Who + am/is/are + ?
Whom Whom + do/does + S + V1 + O + ?
When When + do/does + S + V1 + 0 + ? When + am/is/are + S + ?
Where Where + do/does + S + V1 + 0 + ? Where + am/is/are + S + ?
Why Why + do/does + S + V1 + 0 + ? Why + am/is/are + S + ?
How How + do/does + S + V1 + 0 + ? How + am/is/are + S + ?

Yukarıdaki soru kelimelerinden yalnızca ''Who'' harici tüm soru ekleri bir yardımcı fiil ile kullanılırken, ''Who'' soru kelimesinin aradığı cümle ögesi özne olduğu ve aranan özne de bilinmediği için bir ana fiil ile birlikte, ''Which'' soru kelimesi ise genellikle bir isim ile beraber kullanılmaktadır. Ayrıca bu soru kelimelerinin kullanımı sadece bu zamana bağlı değildir. Diğer zamanlarda, ilgili zamanda kullanılan yardımcı fiiller ile birlikte, kullanılabilirler.

Aşağıdaki örnek cümleler ile konuyu pekiştirebilirsiniz:

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I work in a language school.



Bir dil okulunda çalışırım.
I don't work in a language school.



Bir dil okulunda çalışmam.
Do I work in a language school?



Bir dil okulunda çalışır mıyım?
He/She works in a language school.



O, bir dil okulunda çalışır.
He/She doesn't work in a language school.



O, bir dil okulunda çalışmaz.
Does he/she work in a language school?



O, bir dil okulunda çalışır mı?
You work in a language school.



Bir dil okulunda çalışırsın.
You don't work in a language school.



Bir dil okulunda çalışmazsın.
Do you work in a language school?



Bir dil okulunda çalışır mısın?
We work in a language school.



Bir dil okulunda çalışırız.
We don't work in a language school.



Bir dil okulunda çalışmayız.
Do we work in a language school?



Bir dil okulunda çalışır mıyız?
They work in a language school.



Bir dil okulunda çalışırlar.
They don't work in a language school.



Bir dil okulunda çalışmazlar.
Do they work in a language school?



Bir dil okulunda çalışırlar mı?


2.1.1.3 Zaman İfadeleri ve Sıklık Zarfları

Bir cümlenin hangi zamanda kullanıldığını cümle yapısından anlayabileceğiniz gibi, birlikte kullanıldığı zaman ifadeleri, veyahut sıklık zarfları ile de anlayabilirsiniz. Aşağıda geniş zamanla en sık kullanılan zaman ifadelerini ve sıklık zarflarını bulabilirsiniz.

Zaman İfadeleri (Time Expressions) Sıklık Zarfları (Adverbs of Frequency)
every day/week/month/year



her gün/hafta/ay/yıl

once a day/week/month/year



günde/haftada/ayda/yılda bir kez

twice a day/week/month/year



günde/haftada/ayda/yılda iki kez

three times a day/week/month/year



günde/haftada/ayda/yılda üç kez

in the morning/evening/afternoon



sabahları/akşamları/öğlenleri

at night



geceleri

on Monday, Friday etc...



Pazartesileri, Cumaları vb...

in May/July etc...



Mayısta, Temmuzda vb...

always



her zaman

almost/nearly always



neredeyse her zaman

very often



çok sık

usually/generally



genellikle

often/frequently



sık sık

sometimes/occasionally



bazen

rarely/seldom



nadiren

hardly ever/scarcely ever/almost never



neredeyse hiç

never



hiç

Sıklık Zarfları ile ilgili bazı kurallar:

1) Bir cümlede zaman ifadeleri genellikle söz dizimde sonda kullanılsa da, sıklık zarfları yardımcı fiil yoksa özneden sonra, yardımcı fiil varsa, yardımcı fiilden hemen sonra kullanılır. Örneğin:

English Türkçe
I study English every day.

Her gün İngilizce çalışırım.
We sometimes go to cinema.

Sinemaya bazen gideriz.
She is always happy.

O her zaman mutludur.

2) ''frequently'', ''sometimes'' ve ''occasionally'' gibi sıklık zarfları olumsuzluk ekinden önce kullanılmaktadır. (Birinci tekil şahıs için geçerli değildir. ''am'' ile ''not'' arasında kullanılırlar.) Örneğin:

English Türkçe
She sometimes doesn't want to work.

Bazen çalışmak istemez.
They frequently don't talk to us.

Sık sık bizimle konuşmazlar.
I am sometimes not attentive.

Bazen özenli değilimdir.

3) ''seldom'', ''rarely'', ''hardly ever'', ''almost never'' ve ''never'', olumsuz yapılarda kullanılmaz. Sadece olumlu cümlelerde kullanılan bu zarflar olumsuz mana taşır. Örneğin:

English Türkçe
We hardly ever see each other.

Birbirimizi zar zor görürüz.
He is never punctual.

Hiç dakik değildir.

4) ''seldom'', ''rarely'' gibi zarflar, anlamı pekiştirmek için ''very'' ya da ''quite'' gibi ifadelerle kullanıldığında cümlenin sonunda yer alabilirler. Örneğin:

English Türkçe
I drink alcohol very seldom.

Çok nadir alkol içerim/kullanırım.

5) Olumsuz mana taşıyan sıklık zarfları, yine anlamı pekiştirmek amacıyla, devrik cümle yapısında da kullanılabilirler. Devrik cümlede sıklık zarfı en başta kullanılır; yardımcı fiil ve özne ile cümle devam ettirilir. Örneğin:

English Türkçe
Never do I curse!

Asla lanet okumam!
Scarcely ever does he smoke.

Neredeyse hiç sigara içmez.


2.1.1.4 Geniş Zamanın Farklı Kullanımları

Olmuş, tamamlanmış durum ya da olaylar geçmiş zaman dışında bazen geniş zaman ile de aktarılır. Bu kullanım genelde gazete ve dergilerde yaygındır.

Uçak, otobüs, tren gibi ulaşım araçlarının programlarından bahsederken; veyahut, tiyatro, sinema ya da benzeri etkinliklerin başlama-bitiş saatlerini belirtirken, geniş zaman gelecek zamana atıfta bulunarak kullanılabilmektedir.



2.1.1.5 Emphatic ''Do''

Normal şartlar altında olumlu cümlelerde yardımcı fiil görevi ile ''do'' ya da ''does'' kullanılmaz diye belirtmiştik. (Eğer ana fiil görevinde ise ''do'' ve ''does'' kullanılabilir.) Ancak bazen cümleyi vurgulamak için ''do'' ve ''does'' yardımcı fiillerini olumlu cümlelerde ana fiil ile birlikte kullanabiliriz. Lakin bu durumda, ''do/does'' yardımcı fiilinden sonra gelen ana fiil yalın hali (v1) ile kullanılmak zorundadır. Örneğin:

English Türkçe
She does speak English!

Tabii ki İngilizce konuşur!
I do know who you are!

Kim olduğunu elbette biliyorum!


2.1.2 Geçmiş Zaman (Simple Past)

Geçmişte biten, tamamlanan eylem ya da durumlar için kullanılan bu zaman, yapı olarak geniş zamana oldukça benzemektedir. Bu zamanda da ''Olmak (to be)'' fiili ve iş-hareket bildiren fiiller ayrı olarak ele alınmaktadır.



2.1.2.1 Geçmiş Zamanda Olmak (to be) Fiili

Geniş zamanda üç farklı hal ile karşımıza çıkan ''Olmak (to be)'' fiili, geçmiş zamanda iki hali ile kullanılmaktadır: ''was'' ve ''were''. Aşağıdaki tabloda bu hallerin birlikte kullanıldığı özneleri görebilirsiniz:

Was Were
I, He/She/It You, We, They

Cümle yapılarında ''Olmak (to be)'' fiilinin söz dizimindeki yeri geniş zamandaki haliyle aynıdır.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I was a student.



Ben bir öğrenciydim.
I was not a student.



Ben bir öğrenci değildim.
Was I a student?



Ben bir öğrenci miydim?
You were a student.



Sen bir öğrenciydin.
You were not a student.



Sen bir öğrenci değildin.
Were you a student?



Sen bir öğrenci miydin?
He/She was a student.



O bir öğrenciydi.
He/She was not a student.



O bir öğrenci değildi.
Was He/She a student?



O bir öğrenci miydi?
We were students.



Biz öğrenciydik.
We were not students.



Biz öğrenci değildik.
Were we students?



Biz öğrenci miydik?
They were students.



Onlar öğrenciydi.
They were not students.



Onlar öğrenci değildi.
Were they students?



Onlar öğrenci miydi?

Olumsuzluk eki olan ''not'', kısaltılarak kullanıldığı zaman ''wasn't'' ve ''weren't'' olarak yazılmaktadır.

Geniş zamanda olduğu gibi geçmiş zamanda da ''Olmak (to be)'' fiili bir isim, sıfat ya da edatla kullanılabilir.

be + noun be + adjective be + prepositional phrase
I was a student.

She was little.

We were at work

.
Ben bir öğrenciydim. O küçüktü. Biz işteydik.


2.1.2.2 Geçmiş Zamanda İş - Hareket Bildiren Fiiller

Fiiller bölümünde değindiğimiz üzere, İngilizce'de fiiller dört farklı haliyle karşımıza çıkabilmektedir. Bu hallerden ikincisi geçmiş zamanla birlikte kullanılmaktadır. Bu manada, aşağıdaki cümle iskeleti bu zamanda en çok karşılaşacağımız yapıdır:

  • S + V2 + O

Ancak fiillerin ikinci hali de kendi içersinde ''düzenli (regular)'' ve ''düzensiz (irregular)'' olarak ikiye ayrılır. Düzensiz fiiller, mantıklı bir sisteme bağlı olmadan biçim değiştirip farklı bir kelimeye dönüşürken çoğu zaman, düzenli fiiller sonlarına ''-ed'' takısı alır. Lakin ''-ed'' takısı da fiillerin son harf kombinasyonlarına göre ''-d'' ve ''-ied'' olarak ikiye ayrılır.

Aşağıdaki tabloda öncelikle düzenli fiillerde kullanılan ''-ed'' takısının dönüşüm kurallarını inceleyelim:

''-ed'' takısı alan fiiller ''-d'' takısı alan fiiller ''-ied'' takısı alan fiiller
consonant (sessiz) + vowel (sesli) + consonant (sessiz) ile biten fiillerde son sessiz harf çift yazılarak -ed takısı eklenir: stopped -e sesli harfi ile biten fiiller yalnızca -d takısı alır: smiled consonant (sessiz) + -y ile biten fiillerde -y harfi düşültürülerek -ied takısı eklenir: apply = applied

Ancak -y harfinden önce bir vowel (ünlü) varsa, -y harfini düşürmeden sonuna sadece -ed takısı eklenir: delayed

Yukarıdaki tablodaki kuralların dışında kalan diğer düzensiz fiiller ''-ed'' takısı ile kullanılır.



Peki bir fiilin düzenli ya da düzensiz olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Açıkçası bu farkı sistematik bir yolla algılamak söz konusu değil. Belki de en kolay yol, düzensiz fiilleri kavramak; bu fiil türünün listesinde bulunmayan fiillerin düzenli olabileceğini tahmin etmek olabilir. Fakat doğal dil edinim sürecinde bu fiillerin idrak edilmesi bilişsel bir süreci kapsar. Çok sık metin okuyarak farklı fiillerle karşılaşmak da bu fiilleri etiketlemede yardımcı bir unsurdur.

Aşağıdaki tabloda ise en çok kullanılan düzensiz fiilleri ve üçüncü hallerini bulabilirsiniz:

Yalın Hali (v1) İkinci Hali (v2) Üçüncü Hali (v3)
awake

awoke

awoken

be

was, were

been

beat

beat

beaten

become

became

become

begin

began

begun

bend

bent

bent

bet

bet

bet

bid

bid

bid

bite

bit

bitten

blow

blew

blown

break

broke

broken

bring

brought

brought

broadcast

broadcast

broadcast

build

built

built

burn

burned or burnt

burned or burnt

buy

bought

bought

catch

caught

caught

choose

chose

chosen

come

came

come

cost

cost

cost

cut

cut

cut

dig

dug

dug

do

did

done

draw

drew

drawn

dream

dreamed or dreamt

dreamed or dreamt

drive

drove

driven

drink

drank

drunk

eat

ate

eaten

fall

fell

fallen

feel

felt

felt

fight

fought

fought

find

found

found

fly

flew

flown

forget

forgot

forgotten

forgive

forgave

forgiven

freeze

froze

frozen

get

got

got (sometimes gotten)

give

gave

given

go

went

gone

grow

grew

grown

hang

hung

hung

have

had

had

hear

heard

heard

hide

hid

hidden

hit

hit

hit

hold

held

held

hurt

hurt

hurt

keep

kept

kept

know

knew

known

lay

laid

laid

lead

led

led

learn

learned or learnt

learned or learnt

leave

left

left

lend

lent

lent

let

let

let

lie

lay

lain

lose

lost

lost

make

made

made

mean

meant

meant

meet

met

met

pay

paid

paid

put

put

put

read

read

read

ride

rode

ridden

ring

rang

rung

rise

rose

risen

run

ran

run

say

said

said

see

saw

seen

sell

sold

sold

send

sent

sent

show

showed

showed or shown

shut

shut

shut

sing

sang

sung

sink

sank

sunk

sit

sat

sat

sleep

slept

slept

speak

spoke

spoken

spend

spent

spent

stand

stood

stood

stink

stank

stunk

swim

swam

swum

take

took

taken

teach

taught

taught

tear

tore

torn

tell

told

told

think

thought

thought

throw

threw

thrown

understand

understood

understood

wake

woke

woken

wear

wore

worn

win

won

won

write

wrote

written



Cümle Yapıları:

Geçmiş zamanda, özne farkı olmaksızın, fiilin ikinci hali olumlu cümlelerde kullanılmaktadır. Ancak soru ve olumsuz yapılarda fiil yalın haline döner. Bir cümleyi olumsuz ve soru yapmak için ''do'' fiilini yardımcı fiil olarak kullanmak gerekir. Lakin bu fiilin geçmiş zamandaki hali ''do/does'' yerine ''did'', yani ikinci halidir. Olumsuzluk eki ''not'', ''did not'' veya ''didn't'' olarak kullanılırken, soru yapısında ''did'' öznenin önünde, cümle başında kullanılılır.

Aşağıdaki tabloda bu kuralları somut olarak görebilirsiniz:

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
S + V2 + O S + did not + V1 + O Did + S + V1 + O + ?

Aşağıdaki örnek cümleler ile yukarıdaki kuralları pekiştirebilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I went to college.



Üniversiteye gittim.
I did not go to college.



Üniversiteye gitmedim.
Did I go to college?



Üniversiteye gittim mi?
He/She helped a poor family.



O, yoksul bir aileye yardım etti.
He/She did not help a poor family.



O, yoksul bir aileye yardım etmedi.
Did he/she help a poor family?



O, yoksul bir aileye yardım etti mi?
You played the guitar.



Gitar çaldın.
You did not play the guitar.



Gitar çalmadın.
Did you play the guitar?



Gitar çaldın mı?
We made a breakfast for you.



Sizin için kahvaltı hazırladık.
We did not make a breakfast for you.



Sizin için kahvaltı hazırlamadık.
Did we make a breakfast for you?



Sizin için kahvaltı hazırladık mı?
They worked in a factory.



Bir fabrikada çalıştılar.
They did not work in a factory.



Bir fabrikada çalışmadılar.
Did they work in a factory?



Bir fabrikada çalıştılar mı?


2.1.2.3 Geçmiş Zamanda Zaman İfadeleri

Aşağıdaki zaman ifadeleri, geçmiş zamanla en çok sık kullanılan zaman ifadeleri olup söz diziminde en sonda kullanılmaktadır.

English Türkçe
yesterday

dün
last day/week/month/year etc...

geçen gün/hafta/ay/yıl vb...
a day/week/month/year etc... ago

gün/hafta/ay/yıl vb... önce


2.1.3 Gelecek Zaman (Future Tense)

Şuandan sonraki bir zaman diliminde gerçekleşecek eylem ya da durumları bildirmek için kullandığımız gelecek zaman İngiliz dilinde ''planlanmış (planned)'' ve ''planlanmamış (unplanned)'' olarak ikiye ayrılmaktadır. Gelecekte olup olmayacağını tahmin ettiğimiz eylem veya durumlar için kullandığımız planlanmamış (unplanned) gelecek zaman, ''will'' yardımcı fiili ile kullanılırken, gerçekleşeceği daha önceden planlanmış veyahut kesin olan eylem ve durumlar için kullanılan planlanmış (planned) gelecek zaman, ''be going to'' yardımcı fiili ile kullanılmaktadır.

Aşağıdaki tabloda bu iki zaman yapısının söz dizimindeki konumlarını görebilirsiniz.

Planlanmamış (Unplanned) Planlanmış (Planned)
S + will + V1 + 0 S + am/is/are going to + V1 + O

Planlanmamış gelecek zamanda tüm öznelerden sonra ''will'' yardımcı eki gelmekte ve ana fiilin yalın hali kullanılmakta iken, planlanmış gelecek zamanda öznelere göre ''olmak (to be)'' fiilinin geniş zaman halleri olan am/is/are yardımcı eki gelmekte ve ''going to'' yardımcı fiili ile ana fiilin yalın hali birleştirilmektedir. Olumsuz yapılarda ''will'' ve ''am/is/are'' yardımcı fiillerinin sonuna ''not' olumsuz eki getirilmekte, soru yapılarında ise yardımcı fiiller cümle başına, öznenin önüne getirilmektedir. Olumsuz yapılarda yardımcı fiiller ''won't'' ya da ''am not/isn't/aren't'' olarak kısaltılmış halleri ile de kullanılabildiği gibi, olumlu yapılarda da will = 'll, am = 'm, is = 's ve are = 're olarak kullanılabilir.

Planlanmamış zamanda ''will' yardımcı fiilinin yerine ''shall'' yardımcı fiili de kullanılabilir. Ancak bu yapı son dönemlerde pek kullanılmamaktadır. Eski metinlerde karşılaşabileceğiniz bu yapının olumsuzu da ''shall not'' ya da kısaltılmış haliyle ''shan't'' ile kullanılabilir. Soru yapılarında ''shall'' diğer yardımcı fiiller gibi cümle başına aktarılır.

Gelecek zamanda, Geniş ve Geçmiş zamanlardan farklı olarak, ''olmak (to be)'' fiili ve iş-hareket bildiren fiillerin kullanımı farklılık göstermez. Tüm fiiller aynı yardımcı fiil ile birlikte kullanılmaktadır.

Aşağıdaki tabloda verilen örnek cümlelerle bu iki gelecek zaman yapısını pekiştirebilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I will go to Europe.



Avrupa'ya gideceğim.

I am going to go to Europe.



Avrupa'ya gideceğim.
I will not go to Europe.



Avrupa'ya gitmeyeceğim.

I am not going to go to Europe.



Avrupa'ya gitmeyeceğim.
Will I go to Europe?



Avrupa'ya gidecek miyim?

Am I going to go to Europe?



Avrupa'ya gidecek miyim?
You will drink a cup of tea with me.



Benimle bir fincan çay içeceksin.

You are going to drink a cup of tea with me.



Benimle bir fincan çay içeceksin.
You will not drink a cup of tea with me.



Benimle bir fincan çay içmeyeceksin.

You are not going to drink a cup of tea with me.



Benimle bir fincan çay içmeyeceksin.
Will you drink a cup of tea with me?



Benimle bir fincan çay içecek misin?

Are you going to drink a cup of tea with me?



Benimle bir fincan çay içecek misin?
He/She will get engaged.



O, nişanlanacak.

He/She is going to get engaged.



O, nişanlanacak.
He/She will not get engaged.



O, nişanlanmayacak.

He/She is not going to get engaged.



O, nişanlanmayacak.
Will he/she get engaged?



O, nişanlanacak mı?

Is he/she going to get engaged?



O, nişanlanacak mı?
We will stay here.



Burada kalacağız.

We are going to stay here.



Burada kalacağız.
We will not stay here.



Burada kalmayacağız.

We are not going to stay here.



Burada kalmayacağız.
Will we stay here?



Burada kalacak mıyız?

Are we going to stay here?



Burada kalacak mıyız?
They will be happy one day.



Bir gün mutlu olacaklar.

They are going to be happy one day.



Bir gün mutlu olacaklar.
They will not be happy one day.



Bir gün mutlu olmayacaklar.

They are not going to be happy one day.



Bir gün mutlu olmayacaklar.
Will they be happy one day?



Bir gün mutlu olacaklar mı?

Are they going to be happy one day?



Bir gün mutlu olacaklar mı?


2.1.3.1 Gelecek Zamanda Zaman İfadeleri

Aşağıda gelecek zamanla en sık kullanılan zaman ifadelerini bulabilirsiniz.

English Türkçe
tomorrow

yarın
tomorrow morning/afternoon etc...

yarın sabah, öğleden sonra vb...
the day after tomorrow

yarından sonra
next week/month/year etc...

gelecek hafta/ay/yıl vb...
later

sonra
soon

yakında


2.1.3.2 Gelecek Zamanın Kullanım Yerleri

1) Anlık konuşmalar neticesinde bizi harekete geçirecek durum ya da eylemler için ''will'' kullanılır.

English Türkçe
Ali: I have got a severe headache!



Ayşe: Did you take an aspirin?



Ali: No, I did not.



Ayşe: Don't worry, I will go to the pharmacy for you.

Ali: Çok kötü başım ağrıyor.

Ayşe: Aspirin aldın mı?

Ali: Hayır, almadım.

Ayşe: Merak etme, senin için eczaneye gideceğim (giderim).

2) Eğer bir durumun veyahut olayın gerçekleşeceğine dair belirtiler varsa, ''be going to'' kullanılır.

English Türkçe
Jack: Look! The sky is getting darker.



Kate: Yeah, it is going to rain.

Jack: Baksana! Hava kararıyor.

Kate: Evet, yağmur yağacak.

3) Gelecek ile ilgili fikir yürütüyorsak veya bir tahminde bulunuyorsak, ''will'' kullanılır.

English Türkçe
I heard that Taha has been ill for a couple of days. I think He will not attend the meeting.

Taha'nın birkaç gündür hasta olduğunu duydum. Sanırım toplantıya katılmayacak.

4) Önceden planlanmış, gerçekleşmesi kesinleştirilmiş durum ya da eylemlerde, ''be going to'' kullanılır.

English Türkçe
Harvey: I see that you have bought a lot of presents.



Jessica: Yes, I have. We are going to throw a birthday party for my little sister tonight.

Harvey: Görüyorum ki pek çok hediye almışsın.

Jessica: Evet, aldım. Bu gece arkadaşlarla küçük kız kardeşim için bir doğum günü partisi vereceğiz.

5) Türkçede geçmişte, gelecekte bir zaman diliminde gerçekleşecek eylemler için kullandığımız 'ecekti, acaktı' eki, İngilizcede ''be going to'' yardımcı fiilinin geçmiş zaman halleri ile verilmektedir: ''was/were going to''.

English Türkçe
Mehmet was going to stop by me, but instead, he called me when he went home.

Mehmet bana uğrayacaktı, ama onun yerine, eve gidince beni aradı.


2.2 Süregelen Zamanlar (Continuous/Progressive Tenses)

Süregelen zamanlar, bir eylemin belirli bir zaman aralığında gerçekleşiyor olduğunu gösteren zamanlar olup, İngilizcede üç farklı zamanı kapsar: Şimdiki Zaman, Süregelen Geçmiş Zaman ve Süregelen Gelecek Zaman.



2.2.1 Şimdiki Zaman (Present Continuous/Progressive Tense)

Şuanda olmakta olan eylemleri aktarmak için kullandığımız Şimdiki Zaman, Türkçede olduğu gibi İngilizcede de en sık kullanılan zamanlardan biri olup, bu zamanda fiiller, tüm fiil grupları için (olmak fiili ve iş-hareket bildiren fiiller) aynı kurallara göre çekimlenmektedir.

Hem ana fiil hem de yardımcı fiil özelliklerini taşıyan ''olmak (to be)'' fiili, bu zamanda önemli bir etken olup özne ve ana fiil arasında geniş zaman halleri ile (am/is/are) bir yardımcı fiil görevi üstlenir. Yardımcı fiilden sonra gelen ana fiilinin sonuna, Türkçedeki ''-yor'' eki ile aynı fonksiyona sahip ''-ing'' eki eklenir. Olumsuz cümle yapısında yardımcı fiilden sonra olumsuzluk eki olan ''-not'' getirilirken, soru yapısında yardımcı fiil öznenin hemen önüne, cümle başına taşınır ve tüm cümle yapılarında, fiilin sonundaki ''-ing'' takısı sabittir, fiilden kaldırılmaz.

Aşağıdaki tabloda bu kuralların formülize edilmiş yapılarını bulabilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
S + am/is/are + Ving + O S + am/is/are + not + Ving + O Am/Is/Are + S + Ving + O + ?

Ancak ''-ing'' takısı tüm fiillere olduğu gibi eklenmez. Fiilin son harf kombinasyonları, bu takının nasıl ekleneceği konusunda ipuçları taşır:

Fiilin son harf kombinasyonu ''-ing'' takısının kullanımı
Sonu -e ile biten fiiller Bu fiillere ''-ing'' takısı eklenmeden önce, sondaki ''-e'' harfi düşürülür. Örneğin: write = writing.
Sonu -ee ile biten fiiller Bu fiillere ''-ing'' takısı doğrudan eklenir. ''-ee'' takısı düşmez. Örneğin: see = seeing.
Sonu -y ile biten fiiller Bu fiillere ''-ing'' takısı doğrudan eklenir. ''-y'' takısı düşmez. Örneğin: study = studying.
Sonu -ie ile biten fiiller Bu fiillere ''-ing'' takısı eklenmeden önce, ''-ie'' takısı ''-y'' harfine dönüştürülür. Daha sonrasında ''-ing'' takısı eklenir. Örneğin: die = dying.
Sonu iki sessiz ile biten fiiller Bu fiillere ''-ing'' takısı doğrudan eklenir. Örneğin: hold = holding.
Sonu bir sesli bir sessiz harf ile biten tek heceli fiiller Bu fiillere ''-ing'' takısı eklenmeden önce, son sessiz harf çift yazılır. Daha sonrasında ''-ing'' takısı eklenir. Örneğin: run = running.
Sonu bir sesli bir sessiz harf ile biten iki heceli fiiller Fiil okunduğunda yapılan vurgu ilk hecede ise, ''-ing'' takısı doğrudan fiile eklenir. Örneğin: run = running. Eğer vurgu ikinci hecede ise, son sessiz harf çift yazılır. Örneğin: control = controlling.

Yukarıdakilere ek olarak, bazı fiiller ''-ing'' takısı ile kullanılmaz. Bu tür fiiller ''non-progressive (süregelmeyen)'' fiiller olarak adlandırılır. Lakin bu fiillerin bir kısmı genellikle iki anlamlıdır ve bir anlamı ''non progressive'' iken, diğer anlamı ''-ing'' takısı ile kullanılabilir. Aşağıdaki tabloda bu fiillerin bazılarını bulabilirsiniz.

Düşünce, Fikir Belirten Fiiller Bazı Durum Bildiren Fiiller Duygu Belirten Fiiller Duyu Belirten Fiiller Sahiplik Bildiren Fiiller
Know



Think



Remember



Notice



Doubt



Believe



Understand



Mean



Forget



Want



Need



Prefer



Imagine



Recognize



Realize



Suppose



Be



Look



Seem



Exist



Promise



Include



Sound



Refuse



Cost



Appear



Love



Hate



Forgive



Like



Wish



Mind



Fear



Care



See



Feel



Taste



Hear



Smell



Have



Possess



Belong



Own



Yukarıda verilen tablodaki çoğu ''non-progressive'' fiil iki anlamlı olup, ikinci anlamları ''progressive'' bir yapı ile kullanılabilir ve sonuna ''-ing'' takısı alabilir. Aşağıda bu fiilleri ve örnek cümlelerini bulabilirsiniz.

Fiil ''-ing'' ile Kullanımı
Look

''Look'' fiili, ''görünmek'' anlamı ile ''-ing'' takısı almaz iken, ''bakmak'' anlamı ile ''-ing'' alabilir. Örneğin:

This website does not look safe.



Bu websitesi güvenli görünmüyor.

What are you looking at?



Neye bakıyorsun?
Think

''Think'' fiili, ''sanmak'' anlamı ile ''-ing'' takısı almaz iken, ''düşünmek'' anlamı ile ''-ing'' alabilir. Örneğin:

I think you are right.



Sanırım sen haklısın.

I am thinking about my dreams.



Hayallerimi düşünüyorum.
See

''See'' fiili, ''görmek'' anlamı ile ''-ing'' takısı almaz iken, ''görüşmek'' anlamı ile ''-ing'' alabilir. Örneğin:

I see that this situation is getting more complicated.



Görüyorum ki bu durum daha da karmaşık bir hal alıyor.

I am seeing someone.



Biriyle görüşüyorum.
Smell

''Smell'' fiili, ''kokmak'' anlamı ile ''-ing'' takısı almaz iken, ''koklamak'' anlamı ile ''-ing'' alabilir. Örneğin:

Roses smell good.



Güller güzül kokar.

She is smelling the flower.



Çiçeği kokluyor.
Taste

''Taste'' fiili, ''bir nesnenin tadı'' anlamı ile ''-ing'' takısı almaz iken, ''tatmak'' anlamı ile ''-ing'' alabilir. Örneğin:

This soup tastes good!



Bu çorbanın tadı güzel!

The cook is tasting her new recipe.



Aşçı, yeni tarifinin tadına bakıyor.
Be

''Be'' fiili, ''olmak'' anlamı ile ''-ing'' takısı almaz iken, ''bir durumun anlık değişkenliği'' anlamı ile ''-ing'' alabilir. Örneğin:

He is rude.



O, kabadır.

He is being rude!



O, kabalaşıyor!
Have

''Have'' fiili, ''sahip olmak'' anlamı ile ''-ing'' takısı almaz iken, ''eylem bildiren'' anlamı ile ''-ing'' alabilir. Örneğin:

I have an important assignment.



Önemli bir ödevim var.

I am having a breakfast right now.



Şuan kahvaltı yapıyorum.


Aşağıdaki örnek cümleler ile konuyu pekiştirebilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I am trying to help you.



Sana yardım etmeye çalışıyorum.
I am not trying to help you.



Sana yardım etmeye çalışmıyorum.
Am I trying to help you?



Sana yardım etmeye çalışıyor muyum?
You are sitting on my chair.



Sandalyemde oturuyorsun.
You are not sitting on my chair.



Sandalyemde oturmuyorsun.
Are you sitting on my chair?



Sandalyemde mi oturuyorsun?
He/She/It is sleeping like a baby.



Bebek gibi uyuyor.
He/She/It is not sleeping like a baby.



Bebek gibi uyumuyor.
Is he/she/it sleeping like a baby?



Bebek gibi mi uyuyor?
We are climbing one of the highest mountains in this region.



Bu bölgedeki en yüksek dağlardan birine tırmanıyoruz.
We are not climbing one of the highest mountains in this region.



Bu bölgedeki en yüksek dağlardan birine tırmanmıyoruz.
Are we climbing one of the highest mountains in this region?



Bu bölgedeki en yüksek dağlardan birine mi tırmanıyoruz?
They are telling the truth.



Doğruyu söylüyorlar.
They are not telling the truth.



Doğruyu söylemiyorlar.
Are they telling the truth?



Doğruyu mu söylüyorlar?


2.2.1.1 Şimdiki Zamanda Zaman İfadeleri

Aşağıdaki zaman ifadeleri, şimdiki zaman ile en çok sık kullanılan zaman ifadeleri olup söz diziminde en sonda kullanılmaktadır.

English Türkçe
now

şimdi/şu an
right now

tam şimdi/şu anda
at the moment

şuanda
at present

şuanda
still

hala
nowadays

şu günlerde
these days

şu günlerde


2.2.1.2 Şimdiki Zamanın Kullanım Yerleri

1) Şimdiki Zaman her zaman konuşmanın geçtiği anda kullanılmayabilir. Bazen ''şu günlerde/sıralarda'' zaman ifadeleri ile belli bir zaman dilimi arasında yapılan eylemler için de kullanılabilmektedir. Örneğin:

English Türkçe
Joey: What are you doing these days?



Phobe: I am taking Turkish courses.

Joey: Şu sıralar ne yapıyorsun?

Phobe: Türkçe dersleri alıyorum.

2) Değişime uğramakta olan durumlar için de bu zaman kullanılabilir. Örneğin:

English Türkçe
Ross: Do you think we will overcome this situation?



Rachel: No, I don't. It is getting more complicated.

Ross: Sence bu durumun üstesinden gelecek miyiz?

Rachel: Hayır, sanmıyorum. Daha da karmaşık bir hal alıyor.

3) Türkçede olduğu gibi, İngilizcede de Şimdiki Zaman, Gelecek Zaman'a atıfta bulunabilir. Bu gibi durumlarda kullanılan zaman ifadeleri zaman konusunda kafa karışıklığından kurtarabilmektedir. Örneğin:

English Türkçe
I am flying to London tomorrow.

Yarın Londra'ya uçuyorum.


2.2.2 Süregelen Geçmiş Zaman
(Past Continuous/Progressive Tense)

Geçmişte belli bir zaman aralığında yapıyor olduğumuz eylemleri aktarırken kullanmış olduğumuz bu zaman, şimdiki zaman ile yapısal olarak benzerlik taşır. Bu iki zamanın en önemli benzerlikleri, yardımcı fiil olarak ''Olmak (to be)'' fiilinin kullanılması ve ana fiilin sonuna -ing takısının eklenmesidir. Fakat şimdiki zamanda, ''to be'' fiilinin geniş zaman halleri çekimlenirken, süregelen geçmiş zamanda bu yardımı fiilin geçmiş zamanda kullanılan ikinci halleri çekimlenmektedir. Bu zaman, Türkçede kullanmış olduğumuz ''-yordu'' zaman kipinin karşılığıdır.

Aşağıdaki tabloda ilgili zamandaki cümle yapılarının formülize edilmiş halini bulabilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
S + was/were + Ving + O S + was/were + not + Ving + O Was/Were + S + Ving + O + ?

Şimdiki Zaman ve Süregelen Geçmiş Zaman arasında yapısal anlamda küçük farklılıklar olsa da, fiillere eklenen ''-ing'' takısındaki kurallar ve ''non-progressive'' fiillerin kullanımında bir farklılık söz konusu değildir. İsterseniz, ''-ing'' ile ilgili kuralları buraya, ''non progressive'' fiillerin kullanımını da buraya tıklayarak yeniden göz atabilirsiniz.

Aşağıdaki örnek cümleler ile cümle yapıları arasındaki farkları pekiştirebilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I was helping my mother.



Anneme yardım ediyordum.
I was not helping my mother.



Anneme yardım etmiyordum.
Was I helping my mother?



Anneme yardım ediyor muydum?
You were talking to someone.



Biriyle konuşuyordun.
You were not talking to someone.



Biriyle konuşmuyordun.
Were you talking to someone?



Biriyle mi konuşuyordun?
He/She was playing with children.



O, çocuklarla oynuyordu.
He/She was not playing with children.



O, çocuklarla oynamıyordu.
Was he/she playing with children?



O, çocuklarla oynuyor muydu?
We were waiting for you.



Sizin için bekliyorduk.
We were not waiting for you.



Sizin için beklemiyorduk.
Were we waiting for you?



Sizin için bekliyor muyduk?
They were preparing a proposal.



Bir teklif hazırlıyorlardı.
They were not preparing a proposal.



Bir teklif hazırlamıyorlardı.
Were they preparing a proposal?



Bir teklif hazırlıyorlar mıydı?


2.2.2.1 Süregelen Geçmiş Zamanda Zaman İfadeleri

English Türkçe
this time yesterday, last week/month/year etc...

dün, geçen hafta/ay/yıl vb... bu zamanlar
at this hour yesterday, last week/month/year etc...

dün, geçen hafta/ay/yıl vb... bu saatler
during

esnasında


2.2.2.2 Süregelen Geçmiş Zamanın Kullanım Yerleri

1) Bellli bir zaman aralığında yaptığımız eylemleri anlatırken bu zamanı kullanırız. Örneğin:

English Türkçe
I was working in my office this time yesterday.

Dün bu saatlerde ofisimde çalışıyordum.

2) Geçmişte bir eylemin başlangıç ve bitiş zamanını bildirirken yine bu zamanı kullanırız. Örneğin:

English Türkçe
She was teaching English at a state university from 2010 to 2013.

Bir devlet üniversitesinde 2010 yılından 2013'e kadar İngilizce öğretiyordu.

3) Basit geçmiş zaman ve süregelen geçmiş zamanlarının kullanımları çoğu zaman birbirleri ile karıştırılabilmektedir. Eğer tamamlanan bir eylemden bahsediyorsak, genelde geçmiş zaman kullanılır. Ancak bir süreci kapsayan eylemlerde süregelen geçmiş zaman kullanılmaktadır. Örneğin:

English Türkçe
First, I took a shower, then I cooked something to eat.



What were you doing during the accident?

Önce, duş aldım, sonra yiyecek bir şeyler pişirdim.

Kaza esnasında ne yapıyordun?


2.2.3 Süregelen Gelecek Zaman
(Future Continuous/Progressive Tense)

Gelecekte belli bir zaman diliminde ya da belli bir zaman dilimine kadar yapıyor olacağımız eylemleri aktarmak için kullandığımız ve Türkçede ''-yor olacak'' zaman kipine denk düşen Süregelen Gelecek Zaman, diğer süregelen zamanlarla aynı yapısal özellikleri taşımakla birlikte, birkaç ufak farklılıklara sahiptir. Bunlardan en önemlisi gelecek zamanda kullanmış olduğumuz ''will'' yardımcı kipinin bu zamanda da ''be Ving'' kalıbı ile birlikte kullanılmasıdır. Ancak diğer süregelen zamanlardan farklı olarak, bu zamanda ''olmak (to be)'' fiili sabitken, cümle yapılarına göre ''will'' yardımcı kipi sözdizimde değişkendir. Aşağıdaki tabloda bu kuralların formülüze edilmiş hallerini bulabilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
S + will + be Ving + O S + will + not + be Ving + O Will + S + be Ving + O + ?

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere, olumlu cümle yapısında tüm öznelerden sonra ''will'' yardımcı kipi gelmekte ''be Ving'' kalıbı ile birlikte kullanılmakta, olumsuz yapıda ''will'' yardımcı kipine ''-not'' olumsuzluk eki getirilerek ''will not'' (kısaltılmış hali: won't) haline dönüştürülüp ardından ''be Ving'' getirilmekte ve soru yapısında ''will'' yardımcı kipi öznenin önüne cümlenin en başına getirilmektedir. Diğer süregelen zamanlardan farklı olarak, ''to be'' fiili tüm cümle yapılarının sözdiziminde sabittir.

Tüm bu kurallara ilaven, diğer süregelen zamanlarda pekiştirdiğimiz ''-ing'' ekinin fiillere göre kullanım biçimleri ve ''non-progressive'' fiiller bu zamanda da söz konusudur. Aşağıdaki örnek cümleleri inceleyerek bu kuralları pekiştirebilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I will be playing my favourite video game.



Favori video oyunumu oynuyor olacağım.
I will not be playing my favourite video game.



Favori video oyunumu oynamıyor olacağım.
Will I be playing my favourite video game?



Favori video oyunumu oynuyor olacak mıyım?
You will be going through difficult times.



Zor zamanlardan geçiyor olacaksın.
You will not be going through difficult times.



Zor zamanlardan geçiyor olmayacaksın.
Will you be going through difficult times?



Zor zamanlardan geçiyor olacak mısın?
He/She will be saving money for his/her vacation plan.



Tatil planı için para biriktiriyor olacak.
He/She will not be saving money for his/her vacation plan.



Tatil planı için para biriktiriyor olmayacak.
Will he/she be saving money for his/her vacation plan?



Tatil planı için para biriktiriyor olacak mı?
We will be having lunch.



Öğle yemeği yiyor olacağız.
We will not be having lunch.



Öğle yemeği yiyor olmayacağız.
Will we be having lunch?



Öğle yemeği yiyor olacak mıyız?
They will be welcoming new arrivals.



Yeni gelenleri karşılıyor olacaklar.
They will not be welcoming new arrivals.



Yeni gelenleri karşılamıyor olacaklar.
Will they be welcoming new arrivals?



Yeni gelenleri karşılıyor olacaklar mı?


2.2.3.1 Süregelen Gelecek Zamanda Zaman İfadeleri

English Türkçe
at this time tomorrow, next week/month/year etc...

yarın, gelecek hafta/ay/yıl vb... bu zamanlar
at this hour tomorrow, next week/month/year etc...

yarın, gelecek hafta/ay/yıl vb... bu saatte
tomorrow between x o'clock and y o'clock

yarın saat x ve saat y arasında
next week/month/year etc... between x day and y day

gelecek hafta/ay/yıl vb... x gün ve y gün arasında


2.2.3.2 Süregelen Gelecek Zamanın Kullanım Yerleri

1) Gelecekte belli bir zaman dilimi arasında veya belli bir zaman dilimine kadar gerçekleşecek olan eylemlerde bu zamanı kullanırız. Örneğin:

English Türkçe
Tomorrow between 9 am and 10 am, We will be having an important meeting.

Yarın sabah saat 9 ve 10 arasında, önemli bir toplantı yapıyor olacağız.

2) Gelecekte planlanmış eylemler için, Planlanmış Gelecek Zaman ve Şimdiki Zaman ile birlikte, bu zamanı da kullanabiliriz. Örneğin:

English Türkçe
My sister and his husband-to-be will be spending their honeymoon in Venice.

Kız kardeşim ve müstakbel kocası, balaylarını Venedik'te geçiriyor olacak.

3) Rica ve isteklerde bulunurken, bu zamanı ima yoluyla kullanabiliriz. Örneğin:

English Türkçe
Mehmet: Will you be stopping by Muhammet this evening?



Alperen: I don't know. Why are you asking?



Mehmet: If possible, I want you to give this book to him.

Mehmet: Bu akşam Muhammet'e uğruyor olacak mısın?

Alperen: Bilmem. Niye soruyorsun?

Mehmet: Mümkünse, bu kitabı ona vermeni istiyorum.


2.3 Perfect Zamanlar (Perfect Tenses)

Perfect zamanlar, bir zaman diliminde başlayan eylemin başka bir zaman dilimine kadar etkisini sürdürmesi, bir zaman diliminden önce tamamlanmış olmasını ya da bir zaman dilimine kadar tamamlanacağını belirtmektedir. İngilizcede üç farklı zamanı kapsar: Geniş Perfect Zaman, Geçmiş Perfect Zaman ve Gelecek Perfect Zaman.



2.3.1 Geniş Perfect Zaman (Present Perfect Tense)

Türkçede bir karşılığı olmadığı için İngilizcede idrak etmesi en zor zamanlardan biri olan Geniş Perfect Zaman, temel olarak geçmişte bir noktada başlayan ve günümüze değin etkisini sürdüren eylemler için kullanılmaktadır. Geniş Perfect Zaman'ın en belirgin özelliği, yardımcı fiil olarak ''to have (sahip olmak)'' fiilinin cümlede yer bulması ve ana fiillerin üçüncü hallerinin kullanılmasıdır. Aşağıdaki tabloda bu zamanda kullanılan yardımcı ve ana fiilin cümle yapılarındaki yerlerini bulabilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I, You, We, They + have + V3 + O

He/She/It + has + V3 + O
I, You, We, They + have + not + V3 + O

He/She/It + has + not + V3 + O
Have + I, You, We, They + V3 + O?

Has + He/She/It + V3 + O?

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere, tüm cümle yapıları öznelere göre ikiye ayrılmaktadır. Üçüncü tekil şahıslar ''has'' yardımcı fiili ile kullanılırken, diğer şahıs zamirleri ''have'' yardımcı fiili ve fiilin üçüncü hali ile birlikte kullanılmaktadır. Olumsuz yapılarda ''have/has'' yardımcı fiilinin sonuna ''not'' olumsuz ifadesi getirilerek yine fiilin üçüncü haliyle kullanılır. Olumsuz ifadesi olan ''not'', aynı zamanda yardımcı fiil ile birlikte kısaltılarak, ''haven't'' ve ''hasn't'' olarak da kullanılabilir. Soru yapısında ise, yardımcı fiil özne önüne cümle başına getirilirken, ana fiil üçüncü haliyle özneden sonra yerini alır.

Fillerin üçüncü halleri de kendi içersinde ''düzenli (regular)'' ve ''düzensiz (irregular)'' olarak ikiye ayrılmaktadır. Düzenli fiiller için kullanılan ekleri hatırlamak için buraya, fiillerin düzensiz hallerini tekrar görmek için ise buraya tıklayabilirsiniz.

Türkçede tam karşılığı olmayan bu zamanı çevirirken ''di'li geçmiş zaman'' kullanılmakta, bu durum ise bazen kafa karışıklığına yol açabilmektedir. Aşağıdaki örnek üzerinden, bu karışıklığa neden olan durumu inceleyelim:

English Türkçe
I cleaned my room.

Odamı temizledim.
I have cleaned my room.

Odamı temizledim.

Yukarıdaki örneklerin Türkçe karşıklıkları aynı olmasına rağmen, aktarmak istedikleri anlam aynı değildir. Geçmiş zamanda çekimlenen ''to clean (temizlemek)'' fiili, eylemin sadece tamamlanmış olduğu konusunda bir bilgi verir. Temizledikten sonraki süreç hakkında bir ipucu taşımaz. Örneğin, temizleme eylemi saat öğlen 12 gibi bitmiş ise, 12'den sonraki süreçten itibaren oda temiz de olabilir, kirlenmiş de. Bu konu ile ilgili geçmiş zaman bir ipucu taşımasa bile, Geniş Perfect Zaman'da çekimlenen aynı fiil, odanın temizlendiğini ve temizlik eyleminden sonraki süreçte de odanın temiz olduğunu bildirmektedir. İşte bu noktada, her ne kadar Türkçeye aynı çevrilse de, iki zaman arasındaki ince fark ortaya çıkmaktadır.

Aşağıdaki örneklerle bu zamanın cümle yapılarını pekiştirebilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I have tested the new system.



Yeni sistemi test ettim.
I have not tested the new system.



Yeni sistemi test etmedim.
Have I tested the new system?



Yeni sistemi test ettim mi?
You have worked too much.



Çok çalıştın.
You have not worked too much.



Çok çalışmadın.
Have you worked too much?



Çok çalıştın mı?
He/She has read the latest book of Dan Brown.



Dan Brown'un son kitabını okudu.
He/She has not read the latest book of Dan Brown.



Dan Brown'un son kitabını okumadı.
Has he/she read the latest book of Dan Brown?



Dan Brown'un son kitabını okudu mu?
We have invited them.



Onları davet ettik.
We have not invited them.



Onları davet etmedik.
Have we invited them?



Onları davet ettik mi?
They have done their best.



Ellerinden geleni yaptılar.
They have not done their best.



Ellerinden geleni yapmadılar.
Have they done their best?



Ellerinden geleni yaptılar mı?


2.3.1.1 Geniş Perfect Zamanda Zaman İfadeleri

English Türkçe
lately

son zamanlarda
recently

son zamanlarda
already

çoktan
just

henüz, yenice
yet

henüz
so far

şu ana kadar
up to now

şu ana kadar
for

-dır, -dür
since

-den beri


2.3.1.2 Geniş Perfect Zamanın Kullanım Yerleri

1) Geçmişte başlayıp etkisini günümüze değin sürdüren eylemler için bu zaman kullanılır. Örneğin:

English Türkçe
I have lived in Ankara since 1992.

1992'den beri Ankara'da yaşamaktayım.

2) Henüz tamamlanmamış bir dönemi ifade ederken de bu zamanı kullanabiliriz. Örneğin:

English Türkçe
We have travelled a lot of countries this year.

Bu yıl pek çok ülkeye seyahat ettik.

3) Çoktan anlamına gelen ''already'', bu zamanda olumlu cümle yapısında kullanılır ve sözdiziminde yardımcı fiil ve ana fiil arasında yerini alır. Kimi zaman cümle sonunda da yer alabilir. Örneğin:

English Türkçe
Fatma: We may go to the new play of Erdal Beşikçioğlu in Tatbikat Sahnesi for this weekend. What do you say?



Ali: I have already gone. But, it is worth seeing over and over again.

Fatma: Bu haftasonu Tatbikat Sahnesi'nde Erdal Beşikçioğlu'nun yeni oyununa gidebiliriz. Ne dersin?

Ali: Çoktan gittim. Ama, tekrar tekrar görmeye değer.

4) Henüz, yenice anlamına gelen ''just'', bu zamanda olumlu cümle yapısında kullanılır ve sözdiziminde yardımcı fiil ve ana fiil arasında yerini alır. Örneğin:

English Türkçe
Kadir: Have you sent the presentation to my e-mail?



Türkan: I have just completed. I am sending it now.

Kadir: Sunumu e-postama gönderdin mi?

Türkan: Henüz tamamladım. Şimdi gönderiyorum.

5) Henüz anlamına gelen ''yet'', bu zamanda olumsuz cümle ve soru yapısında kullanılır ve cümlenin sonunda yer alır. Örneğin:

English Türkçe
Ahmet: Has your brother come yet?



Deniz: He has not come yet. He is probably on the way.

Ahmet: Erkek kardeşin geldi mi?

Deniz: Henüz gelmedi. Muhtemelen yoldadır.

6) Bir eylemin belli bir süredir gerçekleştiğini belirten ve Türkçedeki -dır, -dir, -dur, -dür eklerine karşılık gelen ''for'', balangıç noktası belli olmayan zaman ifadeleri ile birlikte kullanılır. Örneğin:

English Türkçe
She has not been around for hours.

Saatlerdir ortalarda yok.

7) Bir eylemin belli bir süredir gerçekleştiğini belirten ve Türkçedeki -den beri ekine karşılık gelen ''since'', başlangıç noktası belli olan zaman ifadeleri ile birlikte kullanılır. Örneğin:

English Türkçe
This company has existed since 1953.

Bu şirket 1953'den beri varlığını sürdürmekte.

8) ''Since'' ya da ''Ever since'' bazen bir zaman ifadesi yerine çekimli bir fiil ile birlikte de kullanılabilir. Bu gibi durumda, since'den sonra gelen fiil geçmiş zamanda (V2) çekimlenirken, ana cümledeki fiil geniş perfect zamanda (have/has v3) çekimlenmektedir. Örneğin:

English Türkçe
People have waited in queues to get a new iPhone since Apple introduced the new model.

Apple yeni modeli tanıttığından beri, insanlar yeni bir iPhone almak için sırada beklemekteler.

9) ''To be'' fiili, bulunmak anlamıyla bu zamanda kullanıldığında, ''to go'' fiili ile farklılık gösterir. ''to be'' fiili, bir yere gidip dönüldüğünü ifade ederken, ''to go'' fiili sadece gidildiğini belirtmektedir. Örneğin:

English Türkçe
I have never been to Egypt. Yet, my girlfriend has just gone there.

Mısır'da hiç bulunmadım. Ancak, kız arkadaşım oraya yenice gitti.

10) Bir eylemin ilk kez ya da ikinci, üçüncü vb... kez olduğunu belirtirken bu zaman kullanılabilir. Örneğin:

English Türkçe
This is the first time I have played this game.

Bu oyunu ilk kez oynuyorum.

11) Türkçede kullandığımız üstünlük derecesi olan en'in karşılığı olan ''the most'', bu zamanla kullanıldığında yapılan eylemin veya karşılaşılan durumun konuşmacının hayatında önemli bir yer tuttuğunu belirtir. Örneğin:

English Türkçe
This is the most delicious dessert I have tasted so far in my life!

Bu hayatımda şu ana kadar tattığım en lezzetli tatlı!


2.3.2 Geçmiş Perfect Zaman (Past Perfect Tense)

Basitce geçmişte yapılan bir eylemden daha önce gerçekleşen farklı bir eylemi ifade etmek için kullanılan bu zaman, Geniş Perfect Zaman ile hemen hemen aynı yapısal özelliklere sahiptir. Ana fiilin üçüncü haliyle birlikte kullanılan Geçmiş Perfect Zaman, ''to have (sahip olmak)'' fiilinin üçüncü hali olan ve tüm öznelere göre kendi içinde ayrılmayan ''had'' yardımcı fiilini kullanmaktadır. Aşağıdaki tabloda ana fiilin ve yardımcı fiilin cümle yapılarına göre sözdizimindeki yerlerini bulabilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
S + had + V3 + O S + had + not + V3 + O Had + S + V3 + O?

Geniş Perfect Zaman'ın Türkçeye çevrilmesindeki problem bu zaman için de geçerlidir. Her ne kadar ''-di'li geçmiş zaman'' yapısı ile çevrilse de, aslında bu zamanın geçmişte olan bir eylemden daha evvel gerçekleşen başka bir eylemi ifade ettiğini yapısal farklılığından anlayabiliriz. Ayrıca, bazı bağlamlarda bu zamanın ''mış'lı geçmiş zaman'' yapısıyla Türkçeye çevrildiğini de belirtmek yerinde olur.

Aşağıdaki iki örnek üzerinden yukarıda anlatılan durumu inceleyelim.

English Türkçe
I took a shower.

Duş aldım.
I had taken a shower.

Duş aldım (almıştım).

Yukarıdaki örneklerden fiilin ikinci haliyle kullanılan cümle geçmiş zamanı ifade ederken, kendisinden önce ya da sonra bir başka eylemin gerçekleştiği konusunda bir imaya sahip değildir. Lakin, fiilin üçüncü haliyle kullanılan cümle, her ne kadar kendisinden sonra bir başka eylemin gerçekleştiğini gösteren bir yan cümle yapısına sahip olmasa bile, kendisinden sonra bir eylemin olduğu, bu eylemden önce kendisinin gerçekleştirildiği manasını taşıyabilmektedir.

Geçmiş Perfect Zaman, geçmiş zamandan farklı olarak, genellikle kendinden sonra gerçekleşen eyleme atıfta bulunan ''before'' ve ''after'' gibi zaman bağlaçları ile birlikte kullanılmakta; bu konuya Geçmiş Perfect Zaman'ın Kullanım Yerleri bölümünde değinilmektedir.

Aşağıdaki örneklerle konuyu pekiştirebilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I had studied Iconography and Iconology.



İkonografi ve İkonoloji çalıştım (çalışmıştım).
I had not studied Iconography and Iconology.



İkonografi ve İkonoloji çalışmadım (çalışmamıştım).
Had I studied Iconography and Iconology?



İkonografi ve İkonoloji çalıştım mı (çalışmış mıydım)?
You had had all necessary qualifications for the job.



İş için gerekli tüm vasıflara sahiptin (sahipmişsin).
You had not had all necessary qualifications for the job.



İş için gerekli tüm vasıflara sahip değildin (değilmişsin).
Had you had all necessary qualifications for the job?



İş için gerekli tüm vasıflara sahip miydin (sahipmiş miydin)?
He/She had talked to every single applicant in private.



Her bir başvuru sahibi ile özel konuştu (konuşmuştu).
He/She had not talked to every single applicant in private.



Her bir başvuru sahibi ile özel konuşmadı (konuşmamıştı).
Had he/she talked to every single applicant in private?



Her bir başvuru sahibi ile özel konuştu mu (konuşmuş muydu)?
It had been a hard decision for them.



Onlar için zor bir karardı (karar olmuştu).
It had not been a hard decision for them.



Onlar için zor bir karar olmadı (olmamıştı).
Had it been a hard decision for them?



Onlar için zor bir karar oldu mu (olmuş muydu)?
We had informed all clients about our new regulation.



Yeni düzenlememiz hakkında tüm müşterileri bilgilendirdik (bilgilendirmiştik).
We had not informed all clients about our new regulation.



Yeni düzenlememiz hakkında tüm müşterileri bilgilendirmedik (bilgilendirmemiştik).
Had we informed all clients about our new regulation?



Yeni düzenlememiz hakkında tüm müşterileri bilgilendirdik mi (bilgilendirmiş miydik)?
They had been aware of the problem.



Problemin farkındaydılar (farkında olmuşlardı).
They had not been aware of the problem.



Problemin farkında değillerdi (farkında olmamışlardı).
Had they been aware of the problem?



Problemin farkındalar mıydı (farkında olmuşlar mıydı)?


2.3.2.1 Geçmiş Perfect Zamanda Zaman İfadeleri

Geçmiş Perfect Zaman, Geniş Perfect Zaman'ın geçmiş hali olduğu için, kullanılan pek çok zaman ifadesi bu iki zamanda da aynıdır. Geçmişte başlayıp günümüze kadar etkisini sürdüren Geniş Perfect Zaman'dan farklı olarak, Geçmiş Perfect Zaman'da eylem geçmişte başlamalı ve geçmişte bir döneme kadar devam etmeli ya da tamamlanmış olmalıdır.

English Türkçe
already

çoktan
just

henüz, yenice
yet

henüz
for

-dır, -dür
since

-den beri


2.3.2.2 Geçmiş Perfect Zamanın Kullanım Yerleri

1) Geçmişte olan bir olayın evvelinde bir başka olay söz konusu olmuş ise, bu zaman kullanılır. Örneğin:

English Türkçe
Before you called me, I had already got the news.

Sen beni aramadan önce, çoktan haberi aldım (almıştım).

2) Eğer Geçmiş Perfect Zaman'dan sonra bir eylem olmuşsa ve bu eylemi vurgulamak istiyorsak ''after'' zaman bağlacı ile Geçmiş Perfect Zamandaki eylemi yan cümle olarak, sonra gerçekleşen ve vurgulanmak istenen eylemi ise ana cümle olarak vermek gereklidir. ''After'' ile kullanılan yan cümlenin ''had v3'' yapısı ile, ana cümledeki eylemin ise ''v2'' yapısı ile kullanılmasına da dikkat edilmelidir. Ayrıca sözdizimde yan cümle veya ana cümlenin başta kullanılması önemli değildir. Örneğin:

English Türkçe
After we had checked the files, we wrote a detailed report.

Dosyaları kontrol ettikten sonra, detaylı bir rapor yazdık.

3) Eğer Geçmiş Zaman'dan önce bir eylem olmuşsa ve bu eylemi vurgulamak istiyorsak ''before'' zaman bağlacı ile Geçmiş Zamandaki eylemi yan cümle olarak, önce gerçekleşen ve vurgulanmak istenen eylemi ise ana cümle olarak vermek gereklidir. ''Before'' ile kullanılan yan cümlenin ''v2'' yapısı ile, ana cümledeki eylemin ise ''had v3'' yapısı ile kullanılmasına da dikkat edilmelidir. Örneğin:

English Türkçe
Istanbul had been the capital of the Eastern Roman Empire before Mehmed the Second conquered the city.

İstanbul, İkinci Mehmed şehri fethetmeden önce, Doğu Roma İmparatorluğu'nun başkentiydi.


2.3.3 Gelecek Perfect Zaman (Future Perfect Tense)

Gelecekte bir noktada ya da bir zaman dilimine kadar tamamlanmış olacak eylemleri ifade etmek için kullanılan Gelecek Perfect Zaman, diğer perfect zamanlar gibi ana fiilin üçüncü haliyle, yardımcı fiil olarak ise hem ''will'' hem de ''have'' ile birlikte kullanılmaktadır. Türkçeye ''-mış olacak'' olarak çevirebileceğimiz bu zamanda, ana fiilin ve yardımcı fiillerin cümle yapılarına göre kullanımlarını aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
S + will have + V3 + O S + will not have + V3 + O Will + S + have V3 + O?

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere, olumlu cümle yapılarında tüm öznelerden sonra ''will have'' yardımcı fiilleri getirilmekte, daha sonra ana fiilin üçüncü hali kullanılmaktadır. Olumsuz yapılarda, diğer perfect zamanlardan farklı olarak, ''-not'' olumsuzluk eki ''have'' yardımcı fiiline değil, ''will'' yardımcı fiiline getirilmektedir. (will not yerine, kısaltılmış hali olan won't da kullanılabilir.) Soru yapısında ise, yardımcı fiillerden yalnızca ''will'' özne önüne cümle başına getirilmekte, diğer yardımcı fiil olan ''have'' ve ana fiilin üçüncü hali ise sözdiziminde olumlu ve olumsuz yapılardaki yerlerini korumaktadır.

Aşağıdaki örnek cümleler ile konuyu pekiştirebilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I will have graduated from the department.



Bölümden mezun olmuş olacağım.
I will not have graduated from the department.



Bölümden mezun olmuş olmayacağım.
Will I have graduated from the department?



Bölümden mezun olmuş olacak mısın?
You will have been married for two years.



İki yıldır evli olmuş olacaksınız.
You will not have been married for two years.



İki yıldır evli olmuş olmayacaksınız.
Will you have been married for two years?



İki yıldır evli olmuş olacak mısınız?
He/She will have finished the project.



Projeyi bitirmiş olacak.
He/She will not have finished the project.



Projeyi bitirmiş olmayacak.
Will he/she have finished the project?



Projeyi bitirmiş olacak mı?
We will have been responsible for this.



Bunun için sorumlu olmuş olacağız.
We will not have been responsible for this.



Bunun için sorumlu olmuş olmayacağız.
Will we have been responsible for this?



Bunun için sorumlu olmuş olacak mıyız?
They will have received a notification.



Bir bildirim almış olacaklar.
They will not have received a notification.



Bir bildirim almış olmayacaklar.
Will they have received a notification?



Bir bildirim almış olacaklar mı?


2.3.3.1 Gelecek Perfect Zamanda Zaman İfadeleri

English Türkçe
by

kadar
by the end of

sonuna kadar
in

-de, -da (tarihlerde)
already

çoktan
just

henüz, yenice
yet

henüz
for

-dır, -dür


2.3.3.2 Gelecek Perfect Zamanın Kullanım Yerleri

1) Gelecekte bir zaman diliminde ya da bir zaman dilimine kadar tamamlanmış olacak eylemler için bu zaman kullanılmaktadır. Örneğin:

English Türkçe
Many species will have unfortunately extincted by the end of this century.

Pek çok türün, bu yüzyılın sonuna kadar, ne yazık ki soyu tükenmiş olacak.

2) Zaman ifadesi olarak ''by'' ya da ''by the end of'' kullanıldığında, bu ifadeler bir isimle birlikte kullanılmaktadır. Eğer bu ifadelerden sonra bir başka cümle kullanılmak istenirse, zaman bağlaçlarından ''by the time'' kullanılır.

English Türkçe
It is estimated that Islam will have been dominant in Europe by 2050.

Tahmin ediliyor ki İslam, 2050 yılına kadar, Avrupa'da baskın olmuş olacak.


2.4 Süregelen Perfect Zamanlar (Perfect Continuous Tenses)

Perfect zamanlardan farkı olmayan, sadece eylemin bir süreç halinde tamamlandığını, tamamlanıyor olduğunu ya da tamamlanıyor olacağını belirtip vurgulayan Süregelen Perfect Zamanlar, İngilizcede üç farklı zamanı kapsar: Süregelen Geniş Perfect Zaman, Süregelen Geçmiş Perfect Zaman ve Süregelen Gelecek Perfect Zaman.



2.4.1 Süregelen Geniş Perfect Zaman (Present Perfect Continuous Tense)

Süregelen Geniş Perfect Zaman, geçmişte başlayıp etkisini günümüze kadar devam ettiren eylemlerin bir süreç halinde devam ettiğini belirten ve eylemi vurgulayan bir zaman olup Geniş Perfect Zaman ile kullanım yerleri de aynıdır.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I, You, We, They + have been + Ving + O

He/She/It + has been + not + Ving + O
I, You, We, They + have + not + been + Ving + O

He/She/It + has + not + been + Ving + O
Have + I, You, We, They + been + Ving + O?

Has + He/She/It + been + Ving + O?

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere, tüm cümle yapıları bu zamanda da öznelere göre ikiye ayrılmakta olup, üçüncü tekil şahıslar ''has been'' yardımcı fiilleri ile kullanılırken, diğer şahıs zamirleri ''have ben'' yardımcı fiilleri ve fiilin süregelen hali olan -ing (-yor) ile birlikte kullanılmaktadır. Olumsuz yapılarda ''have/has been'' yardımcı fiillerinin sonuna ''not'' olumsuz ifadesi getirilerek yine fiilin süregelen haliyle (Ving) kullanılır. Olumsuz ifadesi olan ''not'', aynı zamanda yardımcı fiil ile birlikte kısaltılarak, ''haven't been'' ve ''hasn't been'' olarak da kullanılabilir. Soru yapısında ise, yardımcı fiillerden sadece ''have/has'' özne önüne cümle başına getirilirken, diğer yardımcı fiil olan ''been' ve ana fiiling süregelen hali (Ving) özneden sonra yerini alır.

Fiilin süregelen hali bu zamanda ana fiil olarak karşımıza çıktığı için, diğer süregelen zamanlarda olduğu gibi, bu zamanda da non-progressive fiiller kullanılmaz. Bu fiiler Geniş Perfect Zaman ile birlikte kullanılmaktadır. Bu tür fiilleri hatırlamak için buraya tıklayabilirsiniz.

Türkçeye şimdiki zaman yapısıyla (-yor) çevrilmesine rağmen Süregelen Perfect Zaman, eylemin geçmişte başladığını ve etkisini hala sürdürdüğünü ve bu sürecin henüz tamamlanmadığını belirtmektedir. Aşağıdaki örnekler üzerinden Geniş Perfect Zaman ve Süregelen Perfect Zaman arasındaki farkı inceleyelim:

English Türkçe
I have read the book you gave me.

Bana verdiğin kitabı okudum.
I have been reading the book you gave me.

Bana verdiğin kitabı okuyorum.

Yukarıdaki örneklerden ilki, kitap okuma eyleminin tamamlandığını ve etkisinin devam ettiğini belirtirken; ikinci örnek kitap okuma eyleminin başladığını, hala devam ettiğini ve henüz tamamlanmadığını belirtmektedir. Bu anlamda, her iki zaman ortak yapısal özelliklere sahip olmasına karşın, verdikleri manalar açısından birbirlerinden ayrıldıkları söylenebilir.

Aşağıdaki örnek cümleler ile konuyu pekiştirebilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I have been learning English for a long time.



Uzun bir süredir İngilizce öğreniyorum.
I have not been learning English for a long time.



Uzun bir süredir İngilizce öğrenmiyorum.
Have I been learning English for a long time?



Uzun bir süredir İngilizce öğreniyor muyum?
You have been working at the same company for years.



Yıllardır aynı şirkette çalışıyorsun.
You have not been working at the same company for years.



Yıllardır aynı şirkette çalışmıyorsun.
Have you been working at the same company for years?



Yıllardır aynı şirkette çalışıyor musun?
He/She has been cooking something since this morning.



Bu sabahtan beri bir şeyler pişiriyor.
He/She has not been cooking something since this morning.



Bu sabahtan beri bir şeyler pişirmiyor.
Has he/she been cooking something since this morning?



Bu sabahtan beri bir şeyler pişiriyor mu?
We have been trying to solve this problem.



Bu problemi çözmeye çalışıyoruz.
We have not been trying to solve this problem.



Bu problemi çözmeye çalışmıyoruz.
Have we been trying to solve this problem?



Bu sorunu çözmeye çalışıyor muyuz?
They have been thinking to move into a new apartment.



Yeni bir apartmana taşınmayı düşünüyorlar.
They have not been thinking to move into a new house.



Yeni bir apartmana taşınmayı düşünmüyorlar.
Have they been thinking to move into a new house?



Yeni bir eve taşınmayı düşünüyorlar mı?


2.4.1.1 Süregelen Geniş Perfect Zamanda Zaman İfadeleri

English Türkçe
lately

son zamanlarda
recently

son zamanlarda
for

-dır, -dür
since

-den beri


2.4.1.2 Süregelen Geniş Perfect Zamanın Kullanım Yerleri

1) Geçmişte başlayıp, içinde bulunduğumuz anda da hala devam eden ve henüz tamamlanmamış eylemleri ifade ederken bu zaman kullanılır. Örneğin:

English Türkçe
It has been snowing all around the country for a week.

Bir haftadır tüm ülkede kar yağıyor.

2) Geçmişte başlayıp, içinde bulunduğumuz zaman diliminde henüz bitmiş, ancak etkisini sürdürmekte olan eylemleri belirtirken de bu zaman kullanılabilir. Örneğin:

English Türkçe
Kinyas: What happened? You look awful.



Kayra: I have been working all day.

Kinyas: Ne oldu? Berbat görünüyorsun.

Kayra: Tüm gün çalışıyor(d)um.


2.4.2 Süregelen Geçmiş Perfect Zaman (Past Perfect Continuous Tense)

Süregelen Geçmiş Perfect Zaman, geçmişte bir noktada gerçekleşen bir eylemden daha önce olan ve etkisini kendisinden sonra gerçekleşen eyleme kadar devam ettiren olayları ifade eden bir zaman olup yapısal olarak Süregelen Geniş Perfect Zaman'a benzemektedir.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
S + had been + Ving + O S + had + not + been + Ving + O. Had + S + been + Ving + O?

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere, tüm özneler için ''had been'' yardımcı fiilleri kullanılmakta olup, ana fiilin ise süregelen hali olan ''Ving'' cümledeki yerini, yardımcı fiillerden sonra, almaktadır. Olumsuz cümle yapısında, ''had'' ve ''been'' yardımcı fiillerinin arasına getirilen ''not'' olumsuzluk eki ile cümlede olumsuz mana verilmektedir. (Kısaltılmış hali olan hadn't been ile de kullanılabilir.) Soru yapısında ise, yardımcı fiillerden sadece ''had'' özne önüne cümle başına getirilirken, diğer yardımcı fiil olan ''been'' ve ana fiilin süregelen hali olan ''Ving'' cümledeki yerlerini korumaktadır.

Diğer Perfect zamanların Türkçeye çevrilmesinde yaşanılan sorunlar bu zaman içinde geçerlidir. Türkçeye süregelen geçmiş zaman hali (-yordu) ile çevrilen bu zamanın, süregelen geçmiş zaman ile arasındaki farkı aşağıdaki örnekler üzerinden inceleyelim:

English Türkçe
I was taking a shower when you phoned me.

Bana telefon ettiğinde, duş alıyordum.
I had been taking a shower before you phoned me.

Bana telefon etmeden önce, duş alıyordum.

Yukarıdaki iki örnek, her ne kadar Türkçeye aynı çevrilse de, hem yapısal hem de anlamsal olarak farklılık göstermektedir. Örneğin, ilk örnekte eylem, diğer eylem ile eş zamanlı gerçekleşirken, ikinci örnekteki eylem, kendisinden sonra olan eylemden önce gerçekleşmiş ve etkisini ikinci eyleme kadar sürdürmüştür. Bu anlamda her iki cümle aynı çevrilmesine rağmen bağlamda farklı manalar taşımaktadır.

Aşağıdaki örnek cümleler ile konuyu pekiştirebilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I had also been searching a sociolinguistic topic on the internet before you suggested the relationship amongst language, culture and identity for my presentation.



Sen sunumum için dil, kültür ve kimlik arasındaki ilişkiyi önermeden önce, ben de internetten toplumdilbilimsel bir konu araştırıyordum.
I had not been searching a sociolinguistic topic on the internet before you suggested the relationship amongst language, culture and identity for my presentation.



Sen sunumum için dil, kültür ve kimlik arasındaki ilişkiyi önermeden önce, internetten toplumdilbilimsel bir konu araştırmıyordum.
Had I been searching a sociolinguistic topic on the internet before you suggested the relationship amongst language, culture and identity for my presentation?



Sen sunumum için dil, kültür ve kimlik arasındaki ilişkiyi önermeden önce, internetten toplumdilbilimsel bir konu araştırıyor muydum?
You had been thinking a different job until you were promoted.



Terfi ediline kadar farklı bir işi düşünüyordun.
You had not been thinking a different job until you were promoted.



Terfi ediline kadar farklı bir işi düşünmüyordun.
Had you been thinking a different job until you were promoted?



Terfi ediline kadar farklı bir işi düşünüyor muydun?
He/She had been living in London by 1992.



1992 yılına kadar Londra'da yaşıyordu.
He/She had not been living in London by 1992.



1992 yılına kadar Londra'da yaşamıyordu.
Had he/she been living in London by 1992?



1992 yılına kadar Londra'da yaşıyor muydu?
We had been talking about you before you showed up.



Siz gelmeden önce, biz de sizi konuşuyorduk.
We had not been talking about you before you showed up.



Siz gelmeden önce, sizi konuşmuyorduk.
Had we been talking about you before you showed up?



Siz gelmeden önce, sizi konuşuyor muyduk?
They had been trying to found a new nation by the end of 19th century.



19. yüzyılın sonuna dek yeni bir ulus kurmaya çalışıyorlardı.
They had not been trying to found a new nation by the end of 19th century.



19. yüzyılın sonuna dek yeni bir ulus kurmaya çalışmıyorlardı.
Had they been trying to found a new nation by the end of 19th century?



19. yüzyılın sonuna dek yeni bir ulus kurmaya çalışıyorlar mıydı?


2.4.2.1 Süregelen Geçmiş Perfect Zamanda Zaman İfadeleri

English Türkçe
by

kadar
by the end of

sonuna kadar
by the time

kadar
until

kadar
before

önce
when

önce
for

-dır, -dür


2.4.2.2 Süregelen Gecmiş Perfect Zamanın Kullanım Yerleri

1) Geçmişte bir noktada gerçekleşen bir eylemden daha önce olan ve etkisini kendisinden sonra gerçekleşen eyleme kadar devam ettiren olayları ifade etmek için bu zaman kullanılır. Örneğin:

English Türkçe
Ali had been waiting for Zeynep for hours before he decided to go home.

Eve gitmeye karar vermeden önce Ali, saatlerdir Zeynep'i bekliyordu.

2) Bu zamanda, zaman ifadesi olarak ''by'', ''by the end of'', ''by the time'', ''until'', ''when'' kullanıldığında, bu ifadelerden ''by'' ve ''by the end of'' bir isimle birlikte kullanılmakta, ''by the time'', ''until'' ve ''when'' ise, aynı zamanda bir zaman bağlacı olduklarından dolayı, bir cümle ile beraber kullanılmaktadır. Örneğin:

By the time By the end of
They had been fighting each other for a long time by the time they signed a treaty in 1950.



1950 yılında bir antlaşma imzalayana kadar, çok uzun bir süredir birbirleri ile savaşıyorlardı.
By the end of 18th century, Ottoman Empire had been ruling in Belgrade.



18. yüzyılın sonuna kadar, Osmanlı İmparatorluğu Belgrad'da hüküm sürüyordu.


2.4.3 Süregelen Gelecek Perfect Zaman (Future Perfect Continuous Tense)

Gelecekte bir eylemin, bir zaman dilimine kadar süreç halinde tamamlanmış olacağını ve ne kadar süredir yapılıyor olduğunu belirten bu zaman, Gelecek Perfect Zaman ile benzer özellikleri taşısa da, bu zamanda eylem daha çok vurgulanmakta ve yine eylemin bir süreç halinde tamamlanmış olacağına dikkat çekilmektedir. Türkçeye ''-mış oluyor olacak'' olarak çevrilebilen bu zamanın cümle yapılarını aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
S + will have been + Ving + O S + will + not + have been + Ving + O Will + S + have been + Ving + O?

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere, olumlu cümle yapısında tüm öznelerden sonra yardımcı fiillerden ''will have been'' gelmekte ve ana fiilin süregelen hali olan ''Ving'' kullanılmaktadır. Olumsuz cümle yapısında ise, yardımcı fiillerden yalnızca will'den sonra olumsuzluk eki olan ''not'' getirilmekte, diğer yardımcı fiilerden sonra yine fiilin süregelen hali kullanılmaktadır. Soru yapısından ise, yardımcı fiillerden yalnızca ''will'' özne önüne cümle başına getirilmekte, diğer yardımcı fiiller ve ana fiilin süregelen hali sözdizimdeki yerlerini korumaktadır.

Aşağıdaki örnek cümleler ile konuyu pekiştirebilirsiniz.

Olumlu (Affirmative) Olumsuz (Negative) Soru (Interrogative)
I will have been living in Ankara for 20 years by the end of this spring.



Bu baharın sonuna kadar Ankara'da 20 yıldır yaşıyor olmuş olacağım.
I will not have been living in Ankara for 20 years by the end of this spring.



Bu baharın sonuna kadar Ankara'da 20 yıldır yaşıyor olmuş olmayacağım.
Will I have been living in Ankara for 20 years by the end of this spring?



Bu baharın sonuna kadar Ankara'da 20 yıldır yaşıyor olmuş olacak mıyım?
You will have been working as an English Teacher for 5 years at this time next year.



Seneye bu zamanlar 5 yıldır İngilizce Öğretmeni olarak çalışıyor olmuş olacaksın.
You will not have been working as an English Teacher for 5 years at this time next year.



Seneye bu zamanlar 5 yıldır İngilizce Öğretmeni olarak çalışıyor olmuş olmayacaksın.
Will you have been working as an English Teacher for 5 years at this time next year?



Seneye bu zamanlar 5 yıldır İngilizce Öğretmeni olarak çalışıyor olmuş olacak mısın?
He/She will have been waiting for more than 3 hours when his/her friend finally shows up.



Arkadaşı nihayet geldiğinde, 3 saatten fazladır bekliyor olmuş olacak.
He/She will not have been waiting for more than 3 hours when his/her friend finally shows up.



Arkadaşı nihayet geldiğinde, 3 saatten fazladır bekliyor olmuş olmayacak.
Will he/she have been waiting for more than 3 hours when his/her friend finally shows up?



Arkadaşı nihayet geldiğinde, 3 saatten fazladır bekliyor olmuş olacak mı?
We will have been playing this game without having any rest.



Bu oyunu hiç ara vermeden oynuyor olmuş olacağız.
We will not have been playing this game without having any rest.



Bu oyunu hiç ara vermeden oynuyor olmuş olmayacağız.
Will we have been playing this game without having any rest?



Bu oyunu hiç ara vermeden oynuyor olmuş olacak mıyız?
They will have been calling the applicants for the second time.



Başvuranları ikinci kez çağırıyor olmuş olacaklar.
They will not have been calling the applicants for the second time.



Başvuranları ikinci kez çağırıyor olmuş olmayacaklar.
Will they have been calling the applicants for the second time?



Başvuranları ikinci kez çağırıyor olmuş olacaklar mı?


2.4.3.1 Süregelen Gelecek Perfect Zamanda Zaman İfadeleri

English Türkçe
by

kadar
by the end of

sonuna kadar
in

-de, -da (tarihlerde)
already

çoktan
just

henüz, yenice
yet

henüz
for

-dır, -dür


2.4.3.2 Süregelen Gelecek Perfect Zamanın Kullanım Yerleri

1) Gelecekte bir eylemin, bir zaman dilimine kadar süreç halinde tamamlanmış olacağını ve ne kadar süredir yapılıyor olduğunu belirtmek için bu zaman kullanılır. Örneğin:

English Türkçe
The Republic of Turkey will have been celebrating its 100th birthday in 2023.

Türkiye Cumhuriyeti, 2023 yılında 100. doğumgününü kutluyor olmuş olacak.
English Türkçe
The singer will have been performing his new songs for more than 4 hours on the stage.

Şarkıcı, yeni şarkılarını, sahnede 4 saatten fazla bir süredir sergiliyor olmuş olacak.

2) Zaman ifadesi olarak ''by'' ya da ''by the end of'' kullanıldığında, bu ifadeler bir isimle birlikte kullanılmaktadır. Eğer bu ifadelerden sonra bir başka cümle kullanılmak istenirse, zaman bağlaçlarından ''by the time'' kullanılır. Bu bağlaçların dışında, ''until'' ve ''when'' gibi diğer zaman bağlaçları da kullanılabilmektedir.

English Türkçe
We will have been being married for 30 years by the end of this month.

Bu ayın sonuna kadar, 30 yıldır evli oluyor olmuş olacağız.


Telif Hakları - Creative Commons Lisansı

Muhammet Turan isimli yazarın İngilizcede Zamanlar başlıklı eseri, Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.